ABD'nin, İran'ın güney kıyılarındaki Hürmüz Boğazı'nda stratejik öneme sahip Keşm Adası'na askeri bir saldırı düzenlediği bildirildi. İran resmi haber ajansı IRNA'nın duyurusuna göre, saldırı sırasında adada bulunan askeri tesisler hedef alındı. Olay, bölgede son haftalarda artan askeri hareketliliğin ardından geldi. Henüz resmi bir açıklama yapmayan ABD'nin, saldırının gerekçesi olarak Hürmüz Boğazı'nda seyir güvenliğini tehdit eden İran faaliyetlerini gösterdiği iddia ediliyor.
Saldırının Detayları ve İlk Tepkiler
Keşm Adası, Hürmüz Boğazı'nın hemen girişinde yer alması nedeniyle stratejik bir konuma sahip. İran Devrim Muhafızları'na ait deniz üslerini barındıran ada, aynı zamanda İran'ın insansız hava aracı (İHA) ve füzelerini konuşlandırdığı önemli bir merkez. Yerel kaynaklar, saldırıda adanın batı kesimindeki askeri tesislerin vurulduğunu, ölü ve yaralı sayısının henüz netleşmediğini aktarıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı kınayarak 'şiddetli bir yanıt' vereceklerini duyurdu. Bölge ülkeleri de gelişmeyi endişeyle karşılarken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafları itidal çağrısı yaptı.
Hürmüz Boğazı ve Küresel Enerji Piyasaları
Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki bu saldırı, küresel enerji piyasalarında tedirginliğe yol açtı. Brent petrol varil fiyatı, saldırı haberinin ardından yüzde 5 artarak 83 dolar seviyesine yükseldi. Uzmanlar, boğazın tamamen kapanması durumunda petrol fiyatlarının rekor seviyelere çıkabileceği ve küresel enflasyonist baskıların artabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca boğazdan geçen doğal gaz taşımacılığı da tehdit altında. Bu durum, özellikle Avrupa ve Asya enerji piyasalarında arz sıkıntısına neden olabilir.
Saldırı, ABD ile İran arasında nükleer müzakerelerin askıya alındığı bir dönemde gerçekleşti. Son haftalarda İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması Washington'u rahatsız ediyordu. Keşm Adası'na yönelik operasyon, ABD'nin İran'a karşı 'maksimum baskı' politikasının askeri bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, İran'ın doğrudan bir çatışmaya girmek istemediği ancak vekil güçler aracılığıyla ABD ve müttefiklerine karşı misilleme yapabileceği belirtiliyor.