ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın Gazze Şeridi'ndeki krizin çözümü için Filistinlilerin bölgeden çıkarılması gerektiği yönündeki sözlerine resmi yanıt verdi. Bakanlık sözcüsü, Washington'ın Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini desteklemediğini açıkladı. Açıklama, Katz'ın uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran çıkışının ardından geldi.
ABD'nin pozisyonu net: Zorla yerinden etme kabul edilemez
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada, "Gazze'deki Filistinli sivillerin zorla yerinden edilmesini desteklemiyoruz. Bu tür eylemler uluslararası hukuka aykırıdır ve bölgede kalıcı istikrarsızlığa yol açar" ifadelerini kullandı. Sözcü, İsrail'in güvenlik endişelerini anladıklarını ancak çözümün Filistinlilerin topraklarından çıkarılması olmadığını vurguladı.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, daha önce yaptığı yazılı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki insani krizin çözümü için Filistinlilerin bölgeden çıkarılması gerektiğini savunmuştu. Katz, "Gazze'de barış ve güvenliğin tesisi için Filistinli sivillerin gönüllü olarak bölgeyi terk etmesi teşvik edilmeli" demişti. Bu açıklama, Filistin yönetimi ve birçok ülke tarafından sert şekilde eleştirilmişti.
Uluslararası tepkiler ve hukuki boyut
Filistin Dışişleri Bakanlığı, Katz'ın sözlerini "etnik temizlik çağrısı" olarak nitelendirerek kınadı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ise Gazze'den zorla tahliyelerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve savaş suçu teşkil edebileceğini belirtti. Guterres, "Filistinlilerin kendi topraklarında kalma hakkı tartışmasızdır" dedi.
ABD'nin açıklaması, İsrail hükümeti içindeki aşırı sağcı kanadın son dönemdeki açıklamalarına yönelik bir uyarı olarak yorumlandı. Washington, İsrail'in güvenlik ihtiyaçlarını desteklemekle birlikte, Filistinli sivillerin haklarının korunması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "Gazze'nin geleceği Filistinliler tarafından belirlenmeli" demişti.
Uzmanlar, Katz'ın açıklamalarının İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri stratejisinde bir değişikliğe işaret etmediğini, ancak uluslararası baskıyı artırdığını belirtiyor. İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyinde ve güneyinde operasyonlarını sürdürüyor. Son haftalarda çatışmalar şiddetlendi ve sivil kayıplar arttı.
Bölgedeki insani durum her geçen gün kötüleşiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'de 1,9 milyondan fazla insan yerinden edilmiş durumda. Gıda, su ve tıbbi malzeme sıkıntısı had safhada. Uluslararası yardım kuruluşları, acil ateşkes çağrısı yapıyor.
ABD-İsrail ilişkilerinde gerilim mi?
ABD'nin Katz'a yanıtı, iki müttefik arasında son dönemde yaşanan görüş ayrılıklarının bir yenisi olarak değerlendiriliyor. Washington, İsrail'in Refah'a yönelik olası kara harekatına karşı çıkmış, İsrail ise operasyonu sürdürme konusunda kararlı olduğunu açıklamıştı. ABD yönetimi, İsrail'e silah sevkiyatını askıya alma tehdidinde bulunmuştu.
Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin tutumunu "hayal kırıklığı" olarak nitelendirmiş ve İsrail'in kendi güvenliği için gerekli adımları atacağını söylemişti. Netanyahu, "Hiçbir baskı bizi yıldıramaz" demişti.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, İsrail ile görüşmelerin devam ettiğini ve iki ülkenin ortak hedefler doğrultusunda çalıştığını belirtti. Sözcü, "İsrail'in güvenliği bizim için önceliklidir ancak Filistinli sivillerin korunması da aynı derecede önemlidir" dedi.
Gazze'deki savaş, 7 Ekim 2023'ten bu yana devam ediyor. Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırılarının ardından başlayan çatışmalarda binlerce insan hayatını kaybetti. Uluslararası toplum, kalıcı ateşkes için diplomatik çabalarını sürdürüyor.
ABD'nin Katz'a yanıtı, Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine karşı küresel mutabakatın bir göstergesi. Ancak İsrail'in askeri operasyonları ve yerleşim faaliyetleri, iki devletli çözümü giderek zorlaştırıyor. Washington'ın açıklaması, söylem düzeyinde kalsa da, İsrail'in eylemlerini sınırlayıp sınırlamayacağı belirsizliğini koruyor. Bölgede barış için tek yol, Filistinlilerin kendi devletlerinde onurlu bir yaşam sürmesinden geçiyor.