ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırının ardından Türkiye, İsrail ve Suriye arasında bir "çatışmasızlık mekanizması" kurulması için çalıştıklarını duyurdu. Barrack, bu mekanizmanın bölgedeki istikrarı sağlamayı ve taraflar arasındaki yanlış anlaşılmaları önlemeyi hedeflediğini belirtti. Saldırı, 15 Mart 2025 tarihinde gerçekleşti ve bölgede tansiyonu yükseltti.
Çatışmasızlık Mekanizması Nedir?
Mekanizma, Türkiye, İsrail ve Suriye arasında doğrudan iletişim hatları kurulmasını ve askeri hareketliliklerin önceden bildirilmesini öngörüyor. Tom Barrack'ın açıklamasına göre, bu mekanizma sayesinde taraflar birbirlerinin operasyon alanlarına müdahale etmeyecek ve kazara çatışmaların önüne geçilecek. Barrack, "Bu mekanizma, üç ülke arasındaki diyaloğu güçlendirerek bölgede sürpriz saldırıları engellemeyi amaçlıyor. ABD olarak bu sürecin kolaylaştırıcısı olmaktan memnuniyet duyuyoruz" dedi.
Türkiye, daha önce Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG unsurlarına karşı operasyonlar düzenlerken, İsrail ise İran'a yakın milis grupları hedef alıyor. Bu durum, zaman zaman iki ülkenin askeri faaliyetlerinin kesişmesine yol açıyor. Mekanizma, bu tür kesişmeleri minimize etmek ve tarafların birbirini yanlış anlamasının önüne geçmek için tasarlandı. İsrail, İran'ın Suriye'deki varlığına karşı hava saldırıları düzenlerken, Türkiye ise kendi güvenlik bölgesini oluşturmak için operasyonlar yapıyor.
Bölgedeki Hassas Denge
Ebu Zuhur Hava Üssü, İdlib'in doğusunda yer alan ve Esed rejimi ile İran destekli grupların kontrolündeki stratejik bir nokta. İsrail'in bu üsse düzenlediği saldırı, Suriye'deki askeri dengeleri etkileyebilir. Rusya'nın da dahil olduğu Astana süreci, çatışmaların azaltılması bölgeleri üzerinden yürürken, Türkiye ve İsrail arasında bir çatışmasızlık mekanizmasının kurulması, bölgede yeni bir diplomasi kanalı açıyor. Uzmanlar, bu mekanizmanın başarılı olması halinde diğer bölgesel aktörlere de örnek olabileceğini belirtiyor.
Türkiye'nin Suriye politikası, sınır güvenliğini sağlama ve mülteci akışını yönetme üzerine kurulu. İsrail'in ise önceliği, İran'ın Suriye'deki askeri varlığını engellemek. Bu nedenle iki ülkenin çıkarları bazı noktalarda örtüşmese de, çatışmasızlık mekanizması, olası yanlış hesaplamaların önüne geçmeyi amaçlıyor. Barrack, "Bu mekanizma, tarafların birbirlerinin kırmızı çizgilerini anlamasına yardımcı olacak. Amacımız, bölgede sürpriz bir çatışma yaşanmaması" şeklinde konuştu.
ABD'nin Rolü ve Gelecek Perspektifi
ABD, bu girişimiyle Ortadoğu'daki arabuluculuk rolünü yeniden öne çıkarıyor. Tom Barrack, özel temsilci olarak atandığından beri Suriye'deki krize çözüm bulmak için bölgesel turlar düzenliyor. Bu mekanizma, ABD'nin üç ülkeyle eş zamanlı yürüttüğü temasların bir ürünü. Barrack' ın açıklamaları, Washington'un bölgede kalıcı istikrar arayışında olduğunun işareti olarak yorumlanıyor.
Türkiye ve İsrail arasında son yıllarda gelişen ekonomik ve diplomatik ilişkiler, çatışmasızlık mekanizmasının zeminini oluşturuyor. İki ülke, Doğu Akdeniz'de enerji işbirliği konusunda adımlar atmış, ancak Filistin meselesi gibi konularda görüş ayrılıkları yaşamıştı. Suriye'deki bu yeni mekanizma, ikili ilişkilerin farklı bir boyut kazanmasına neden olabilir. Suriye rejimi ise mekanizmaya dahil edilmeden koordinasyon sağlanmasını doğal olarak kabul etmiş değil; ancak ABD'nin ikna çabaları sürüyor.
Sonuç olarak, Türkiye, İsrail ve Suriye arasında kurulması planlanan çatışmasızlık mekanizması, Ortadoğu'nun en karmaşık dosyalarından biri olan Suriye'de yeni bir dönemin habercisi olabilir. Tarafların birbirini anlaması ve çatışmayı önlemesi, bölge halkları için hayati önem taşıyor. Bu girişimin ne ölçüde başarılı olacağı, önümüzdeki aylarda yapılacak uygulamalarla netleşecek. Ancak her şeyden önce, bu adım diplomasi masasında umut verici bir başlangıç olarak değerlendiriliyor.