ABD ordusu, Ürdün'de iki Amerikan askerinin hayatını kaybettiği saldırılara misilleme amacıyla İran'a yönelik yeni bir hava saldırıları dalgası başlattığını açıkladı. Pentagon yetkilileri, saldırıların İran Devrim Muhafızları ve bağlı gruplara ait hedefleri vurduğunu belirtti. Operasyon kapsamında Suriye ve Irak'taki çeşitli noktalara hava saldırıları düzenlendi. Saldırıların zamanlaması, bölgede artan gerilim ve ABD'nin caydırıcılık politikası bağlamında değerlendiriliyor.
Operasyonun Ayrıntıları
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, saldırıların 2 Şubat 2024 gecesi başladığı bildirildi. Açıklamaya göre, B-1 stratejik bombardıman uçakları da dahil olmak üzere çok sayıda hava aracı kullanıldı. Hedefler arasında İran destekli milis grupların karargahları, lojistik depoları ve füze rampaları yer aldı. Saldırılarda kullanılan mühimmat türleri ve hedeflerin hassasiyeti konusunda ayrıntı verilmezken, operasyonun başarılı olduğu ifade edildi. İran tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak bölgedeki kaynaklar, bazı noktalarda patlamalar duyulduğunu bildirdi.
Ürdün Saldırısı ve Sonrası
28 Ocak 2024'te Ürdün'ün kuzeydoğusundaki Tower 22 üssüne düzenlenen insansız hava aracı saldırısında iki ABD askeri ölmüş, 30'dan fazla asker yaralanmıştı. ABD, bu saldırıyı İran destekli Irak merkezli Kataib Hizbullah grubuna bağlamıştı. Saldırının ardından ABD Başkanı Joe Biden, İran'a yönelik "orantılı" bir yanıt verileceğini belirtmişti. Ürdün saldırısı, İsrail-Hamas savaşının bölgesel yansımaları olarak görülüyor; Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere saldırıları ve Irak'taki milislerin ABD üslerine yönelik eylemleriyle birlikte, Orta Doğu'da tırmanan bir gerilim söz konusu.
Bölgesel Tepkiler ve Uluslararası Boyut
ABD'nin İran'a yönelik son hava saldırıları, uluslararası toplumda farklı tepkilere yol açtı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, çatışmanın yayılmasından endişe duyduklarını ifade etti. Rusya, saldırıları kınayarak tarafları itidal çağrısı yaptı. Avrupa Birliği ise diplomatik çözüm vurgusu yaparken, ABD'nin kendini savunma hakkını tanıdığını ancak daha geniş bir savaşın önlenmesi gerektiğini belirtti. İran'ın yanıtının ne olacağı merakla beklenirken, uzmanlar, İran'ın doğrudan bir askeri karşılık yerine vekil güçler aracılığıyla misilleme yapabileceğini öngörüyor.
Bu gelişmeler, Orta Doğu'da 7 Ekim 2023'te başlayan İsrail-Hamas savaşının ardından yaşanan genişleme endişelerini artırıyor. ABD, bölgedeki askeri varlığını ve caydırıcılık kapasitesini korumaya çalışırken, İran ve bağlı grupların ABD çıkarlarına yönelik saldırıları sürdürmesi, tırmanma riskini canlı tutuyor. Bağımsız bir değerlendirme olarak, ABD'nin bu hamlesi, hem iç kamuoyuna güçlü bir mesaj verme hem de bölgesel dengeleri yeniden kurma amacı taşıyor; ancak bu tür askeri operasyonların uzun vadede istikrar sağlaması pek olası görünmüyor.