ABD'nin İran'a yönelik uyguladığı ekonomik baskı, Washington'un "son aşama" olarak nitelendirdiği yeni bir sürece girdi. Pazartesi sabahı itibarıyla resmen uygulamaya konulan bu aşama, iki ülke arasındaki gerilimi kritik bir noktaya taşıdı. İran yönetimi, ABD'nin bu adımına askeri misillemelerle karşılık vereceğini açıklayarak tansiyonu daha da yükseltti.
ABD'nin 'Son Aşama' Planı
ABD yönetimi, İran'a yönelik ekonomik yaptırımların yeni bir safhasını hayata geçirdi. Bu kapsamda, İran'ın petrol ihracatını hedef alan ve daha önce duyurulan ancak uygulanmayan yaptırımların devreye sokulduğu belirtiliyor. ABD yetkilileri, bu adımın İran'ı müzakere masasına çekmek için atıldığını savunurken, Tahran yönetimi bu hamleyi "ekonomik savaş ilanı" olarak değerlendiriyor.
Yaptırımların, İran'ın bankacılık sistemini, enerji sektörünü ve dış ticaretini hedef aldığı ifade ediliyor. ABD Hazine Bakanlığı'nın açıklamasına göre, bu "son aşama" ile birlikte İran'ın uluslararası finansman kaynaklarına erişimi tamamen kesilecek ve ülke ekonomisi üzerindeki baskı daha da artırılacak.
İran'ın Misilleme Tehdidi
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ABD'nin bu adımının "ekonomik savaş" anlamına geldiği ve buna karşılık verileceği belirtildi. Açıklamada, "İran, kendisine yönelik her türlü saldırıya, ister ekonomik ister askeri olsun, en güçlü şekilde karşılık verecektir" denildi. Ayrıca, bu ekonomik savaşa katılan ülkelerin de hedef alınabileceği uyarısında bulunuldu.
İran'ın devrim muhafızları ordusu ise, Basra Körfezi'ndeki ABD savaş gemilerini tehdit eden açıklamalar yaptı. Bu durum, bölgede askeri bir çatışma olasılığının arttığı şeklinde yorumlanıyor. Uzmanlar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma ihtimalinin küresel petrol piyasalarını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Uluslararası Tepkiler
ABD'nin bu adımına uluslararası toplumdan farklı tepkiler geldi. Avrupa Birliği, yaptırımların nükleer müzakereleri tehlikeye atabileceğini ve gerilimi artırabileceğini belirterek endişe ifade etti. Rusya ve Çin ise, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarını kınayarak İran ile ekonomik iş birliğini sürdüreceklerini açıkladı.
Bu gelişmeler, İran'ın nükleer programı konusundaki müzakerelerin geleceğini de etkileyebilir. Taraflar arasındaki diyaloğun kesilmesi halinde, bölgesel bir krizin kaçınılmaz olabileceği belirtiliyor.
ABD'nin bu ekonomik savaş ilanı, Orta Doğu'da yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebilir. İran'ın misilleme tehditleri, tansiyonun her an sıcak bir çatışmaya dönüşebileceği endişesini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, iki ülke arasındaki bu sert rekabetin bölgesel güç dengelerini değiştirebileceğini ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor. Tarafların bir an önce müzakere masasına dönmesi, savaşın eşiğinden dönülmesi için kritik önem taşıyor.