ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'a karşı yürütülen askeri operasyonların toplam maliyetinin 37,5 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Pentagon'un yeni bütçe talebinin Kongre'de tartışma yaratması beklenirken, savaşın mali boyutu ve yaklaşan ara seçimler üzerindeki etkileri gündeme geldi.
Pentagon'un bütçe talebi ve Kongre'deki tartışmalar
Hegseth, Kongre'ye gönderdiği mektupta, mevcut askeri harcamaların sürdürülebilmesi için 12 milyar dolarlık ek bütçe talep etti. Bu talep, özellikle Demokrat partili milletvekillerinin itirazıyla karşılaştı. Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Adam Smith, savaşın maliyetinin kontrolsüz bir şekilde arttığını belirterek, Pentagon'un stratejisinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Cumhuriyetçi kanattan ise operasyonların ulusal güvenlik açısından kritik olduğu ve gerekli kaynağın sağlanması gerektiği yönünde savunmalar geldi.
Askeri harcamalar ve ara seçimlere etkisi
Uzmanlar, 37,5 milyar dolarlık maliyetin sadece doğrudan askeri harcamaları kapsadığını, lojistik, istihbarat ve sivil kayıplar gibi dolaylı maliyetlerin bu rakama dahil olmadığını belirtiyor. Özellikle havadan icra edilen operasyonların yüksek maliyeti, Pentagon'un kaynak yönetimini zorluyor. Ayrıca, savaşın uzaması ve maliyetlerin artması, kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Başkan Trump'ın partisi Cumhuriyetçileri olumsuz etkileyebilir. Anketler, Amerikan halkının savaş yorgunu olduğunu ve askeri harcamaların azaltılması yönünde eğilim gösterdiğini ortaya koyuyor.
Stratejik bağlam ve bağımsız değerlendirme
İran operasyonu, ABD'nin Orta Doğu'daki nüfuzunu koruma çabasının bir parçası olarak görülüyor. Ancak bu kadar yüksek bir maliyet, uzun vadede Amerikan ekonomisini ve askeri kapasitesini zorlayabilir. Başkan Trump'ın seçim vaatleri arasında savaşları sonlandırma ve askeri harcamaları kısma sözü vardı; ancak mevcut durum bu vaatlerle çelişiyor. Kongre'deki bütçe tartışmaları, önümüzdeki haftalarda yoğunlaşacak ve savaşın geleceği açısından belirleyici olacak. Pentagon'un ek bütçe talebinin onaylanıp onaylanmayacağı, hem ABD'nin askeri stratejisi hem de iç siyaseti açısından kritik bir dönemece işaret ediyor.