ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'ın nükleer programına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Hegseth, İran'ın "nükleer hırsları" olduğunu savunarak, bu ülkenin müzakere masasında nükleer amaçlarından vazgeçmemesi halinde "yıkımla karşı karşıya kalacağını" iddia etti. Açıklama, Tahran ile Washington arasında nükleer anlaşmanın canlandırılmasına yönelik dolaylı görüşmelerin sürdüğü bir dönemde geldi. Hegseth'in sözleri, ABD yönetiminin İran'a yönelik baskısını artırdığı yorumlarına yol açtı.
"Nükleer hırslar" vurgusu
Pete Hegseth, İran'ın nükleer silah edinme çabalarını "bölgesel ve küresel güvenlik için doğrudan bir tehdit" olarak nitelendirdi. Bakan, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine ve balistik füze programına dikkat çekerek, bu faaliyetlerin uluslararası denetimlerden kaçırılmaya çalışıldığını öne sürdü. Hegseth, "İran rejimi, nükleer hırslarından vazgeçmediği sürece yıkımla karşı karşıya kalacaktır" ifadesini kullandı. Bu açıklama, ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasının bir devamı olarak değerlendirildi.
İran tarafından konuya ilişkin henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak Tahran yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda, nükleer programının barışçıl amaçlar taşıdığını ve uluslararası anlaşmalara uygun olduğunu savunmuştu. İran Dışişleri Bakanlığı, geçmişte ABD'nin tehditkar dilinin müzakereleri zehirlediğini belirtmişti.
Müzakerelerde son durum
ABD ile İran arasında 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JOAP) olarak bilinen nükleer anlaşma, 2018'de ABD'nin tek taraflı çekilmesiyle askıya alınmıştı. Joe Biden döneminde dolaylı görüşmeler yeniden başlamış olsa da somut bir sonuç alınamamıştı. Şimdi, Donald Trump'ın yeniden iktidara gelmesiyle birlikte, Beyaz Saray'ın İran politikasında daha sert bir çizgi izleyeceği öngörülüyor. Hegseth'in açıklaması, bu sert çizginin ilk somut işaretlerinden biri olarak yorumlandı.
Uzmanlar, ABD'nin askeri seçenekleri masada tuttuğu mesajını verdiğini belirtiyor. Ancak olası bir çatışmanın bölgede istikrarsızlığı artıracağı ve küresel petrol fiyatlarını olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyorlar. İran'ın da misilleme kapasitesi göz önüne alındığında, tansiyonun daha da yükselmesinden endişe ediliyor.
Uluslararası tepkiler ve bağlam
Avrupa Birliği ve Rusya'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak diplomatik kaynaklar, Hegseth'in sözlerinin müzakereleri zorlaştırabileceğini belirtiyor. İran'ın nükleer programı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından denetleniyor; son raporlarda uranyum zenginleştirme oranının yüzde 60'a kadar çıktığı ifade edilmişti. Bu oran, silah kalitesine yakın olarak değerlendiriliyor.
ABD Savunma Bakanı'nın açıklaması, İran'ın bölgesel etkisini sınırlamaya yönelik daha geniş bir stratejinin parçası olarak görülüyor. İsrail ve bazı Körfez ülkeleri, İran'a karşı daha sert bir tutum izlenmesini destekliyor. Ancak Çin ve Rusya, tek taraflı yaptırımların ve tehditlerin sorunu çözmeyeceğini savunuyor.
Hegseth'in açıklamalarının ardından İran'ın nükleer müzakerelerdeki tutumunu nasıl şekillendireceği merak konusu. Tahran'ın, baskılara rağmen uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürmesi halinde, ABD'nin yeni yaptırımlar veya askeri adımlar atması olasılığı masada. Nükleer anlaşmanın geleceği ise belirsizliğini koruyor.