ABD ve İran arasında nükleer program konusunda yürütülen kritik müzakerelerde yeni bir aşamaya gelindi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, tarafların anlaşmaya 'çok yakın' olduğunu ancak birkaç 'pürüz' bulunduğunu açıkladı. Öte yandan Rusya, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran uranyumuna yönelik planına karşı çıkarak süreci karmaşıklaştırdı. Görüşmelerde son durum ve tarafların pozisyonları merak konusu olmaya devam ediyor.
Vance'den iyimser açıklama
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, dün yaptığı açıklamada, 'İran ile birkaç pürüz dışında anlaşma noktasındayız. Çok yakınız, ancak son adımlar dikkatle atılmalı' ifadelerini kullandı. Vance, görüşmelerin detaylarına girmemekle birlikte, 'stratejik sabır' vurgusu yaptı. Uzun süredir devam eden müzakerelerde tarafların özellikle uranyum zenginleştirme seviyesi ve yaptırımların hafifletilmesi konularında mesafe katettiği belirtiliyor.
Rusya'dan Trump planına itiraz
Ancak sürece ilişkin önemli bir gelişme Rusya'dan geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran uranyumuna yönelik önerdiği plana karşı olduklarını duyurdu. Peskov, 'Trump'ın planı bölgesel dengeleri bozabilir ve uluslararası hukuka aykırı unsurlar içeriyor. Rusya olarak bu plana destek vermiyoruz' dedi. Rusya, İran'ın nükleer programının barışçıl olduğuna inandıklarını ve müzakerelerin kapsayıcı olması gerektiğini savunuyor.
Uzmanlar, Rusya'nın bu çıkışının müzakereleri etkileyebileceğini ancak ABD ve İran'ın doğrudan diyalog kanallarını açık tuttuğunu belirtiyor. İran yönetimi ise Rusya'nın tutumundan memnuniyet duyduğunu sinyallerini verirken, ABD'ye yönelik 'gerçekçi adımlar' çağrısında bulundu.
Anlaşma senaryoları ve bölgesel yansımalar
Diplomatik kaynaklar, anlaşma metninin büyük ölçüde hazır olduğunu, ancak uranyum stoklarının yönetimi ve denetim mekanizması gibi teknik konularda son dakika görüşmelerinin sürdüğünü aktarıyor. Olası anlaşma, petrol fiyatlarından Ortadoğu'daki güç dengelerine kadar birçok alanda etkili olacak. ABD, İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemeyi hedeflerken, İran ise ekonomik yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor.
Tahran ve Washington arasındaki dolaylı görüşmeler Umman ve Katar gibi arabulucular eşliğinde devam ediyor. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahiyan, 'iyi niyetli adımlar' beklediklerini belirtirken, ABD'li yetkililer 'anlaşma olmazsa seçeneklerin masada olduğu' mesajını veriyor.
Bağımsız değerlendirmelere göre, ABD-İran nükleer müzakereleri, iki ülke arasındaki onlarca yıllık güven bunalımının aşılması açısından kritik bir test niteliği taşıyor. Tarafların 'pürüz' olarak nitelendirdiği son engellerin aşılması, yalnızca nükleer dosyayı değil, bölgesel istikrarı da doğrudan etkileyecek. Özellikle Rusya'nın son itirazı, sürecin küresel güç mücadelelerinden bağımsız olmadığını gösteriyor. Önümüzdeki haftalarda yapılacak yeni turlar, anlaşmanın kaderini belirleyecek.