ABD'li bir yetkili, İran ile imzalanma aşamasına gelen 14 maddelik mutabakat metnini ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Metnin açıklanmasının ardından İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, “ABD ve Siyonist rejimi yendik” ifadelerini kullandı. İki ülke arasında varılan mutabakat, nükleer müzakerelerde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.
Mutabakat metninin detayları
ABD'li yetkilinin açıkladığı 14 maddelik metin, uranyum zenginleştirme seviyeleri, yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ve İran'ın nükleer tesislerine uluslararası denetimlerin yeniden başlaması gibi temel başlıkları içeriyor. İran, yüzde 60 seviyesine ulaşan zenginleştirme oranını düşürmeyi kabul ederken, karşılığında petrol ve mali sektöre yönelik yaptırımların hafifletilmesini talep ediyor. Metinde ayrıca, taraflar arasında esir takası ve bölgesel güvenlik işbirliğine dair maddeler de yer alıyor.
İran yönetiminden zafer söylemi
İran Meclis Başkanı Kalibaf, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, “Diplomasi masasında ABD ve Siyonist rejimi yendik. Müzakere heyetimizin kararlı duruşu sayesinde ülkemizin nükleer başarısı tescil edildi.” dedi. Kalibaf, İran'ın kırmızı çizgilerini koruduğunu ve hiçbir taviz vermediğini vurguladı. Bu açıklama, İran iç siyasetinde mutabakatı destekleyenlerle karşı çıkanlar arasında tartışma yarattı.
Uluslararası tepkiler ve beklentiler
Avrupa Birliği ve Rusya, mutabakat metninin kapsamlı bir anlaşmaya varılması açısından olumlu bir adım olduğunu belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı ise, “Önümüzdeki haftalarda nihai anlaşmaya varmak için yoğun çalışacağız” açıklamasını yaptı. İsrail ise anlaşmaya şiddetle karşı çıktı ve İran'ın bölgesel tehdit oluşturmaya devam ettiği uyarısında bulundu.
Ekonomik yansımalar
Mutabakat haberiyle birlikte petrol fiyatlarında düşüş yaşanırken, İran riyali dolar karşısında değer kazandı. Analistler, yaptırımların hafiflemesi durumunda İran'ın günde 1 milyon varil daha fazla petrol ihraç edebileceğini öngörüyor. Ancak mutabakatın henüz imzalanmadığı ve sürecin hassas olduğu hatırlatılıyor.
Geçmişten bugüne müzakereler
ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) ile başlamış, 2018'de ABD'nin anlaşmadan tek taraflı çekilmesiyle sekteye uğramıştı. 2023'ten bu yana dolaylı olarak yürütülen görüşmelerde, özellikle Umman ve Katar'ın arabuluculuğu dikkat çekiyor. Son mutabakat, tarafların yeniden anlaşmaya yaklaştığını ortaya koyuyor.
Değerlendirme
ABD'nin metni kamuoyuyla paylaşması, şeffaflık ve uluslararası baskıyı azaltma stratejisi olarak okunabilir. İran ise iç kamuoyuna zafer söylemiyle meşruiyet sağlamaya çalışıyor. Ancak anlaşmanın nihai şekli ve uygulanması, hem bölgesel dengeleri hem de küresel enerji piyasalarını etkileyecek kritik bir süreç olarak önümüzde duruyor.