ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağlayacak geçici bir anlaşma için son aşamaya geldi. Bloomberg'in haberine göre, iki ülke arasında imzalanması beklenen mutabakat zaptı, 14 Haziran Pazar günü Cenevre'de duyurulabilir. Gelişme, küresel petrol arzında ciddi aksamalara yol açan İran'ın boğazı ablukaya almasının ardından yaşanıyor. Anlaşmanın, G7 liderler zirvesi öncesinde imzalanması planlanıyor.
Petrol fiyatlarına etkisi
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu. İran'ın geçişleri kısıtlaması son haftalarda petrol fiyatlarında sert yükselişlere neden oldu. Brent petrol varil fiyatı 85 doları aşarken, anlaşma haberleriyle birlikte gerileme başladı. Uzmanlar, anlaşmanın imzalanması halinde petrol fiyatlarının 75-80 dolar aralığına çekilebileceğini öngörüyor. Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için bu durum, cari açık ve enflasyon üzerinde olumlu etki yaratabilir.
Anlaşmanın kapsamı
Mutabakat zaptı, İran'ın nükleer faaliyetlerine sınırlama getirilmesi karşılığında ekonomik yaptırımların hafifletilmesini içeriyor. Detaylara göre, İran uranyum zenginleştirme seviyesini %60'tan %3,67'ye düşürmeyi, ABD ise 6 milyar dolarlık İran varlığını serbest bırakmayı kabul ediyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nda serbest geçiş garantisi sağlanacak. Anlaşma, İran'ın uluslararası bankacılık sistemine erişimini de kısmen açacak.
Bölgesel yansımalar
Anlaşma, Orta Doğu'da İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgesel aktörler arasında endişeyle karşılanıyor. İsrail, İran'ın nükleer programına ilişkin taahhütlerinin yetersiz olduğunu savunurken, Suudi Arabistan, İran'ın bölgedeki etkisini artıracağından endişe ediyor. ABD yönetimi, anlaşmanın bölgesel istikrarı güçlendireceğini ve Yemen ile Suriye'deki çatışmaların çözümüne katkı sağlayacağını söylüyor.
Bağımsız değerlendirme
Anlaşma, küresel petrol piyasalarında kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da, temel anlaşmazlıkları çözmekten uzak. İran'ın nükleer programı, balistik füze yetenekleri ve bölgesel milisleri desteklemesi gibi konular masada değil. Ayrıca, ABD Kongresi'ndeki sert muhalifler, başkanın yaptırımları kaldırma yetkisini sorgulayabilir. Bu nedenle, anlaşmanın uzun vadede sürdürülebilir olup olmayacağı belirsiz. Ancak, kısa vadede enerji piyasalarına ve küresel ekonomiye olumlu yansıması bekleniyor.