ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington yönetiminin İran'a yönelik tarihte eşi benzeri görülmemiş ekonomik yaptırımlar uygulayacağını ve yeni önlemlerin gelecek hafta açıklanacağını bildirdi. Bu açıklama, Tahran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda tırmanan gerilimin ortasında geldi. Bessent, yaptırımların İran'ın petrol ve finans sektörlerini hedef alacağını ve bu ülkeyi diplomatik masaya oturmaya zorlayacağını belirtti.
Yaptırımların Kapsamı ve Hedefleri
Bessent, yeni yaptırım paketinin İran ekonomisinin temel gelir kaynaklarını hedef alacağını vurguladı. Özellikle petrol ihracatı, petrokimya ürünleri ve finansal işlemler bu paketin odağında olacak. Ayrıca, İran'ın bölgesel milis gruplara verdiği destek ve balistik füze programı da yaptırım kapsamında değerlendiriliyor. Bakan, bu adımların İran'ın nükleer müzakerelere dönmesi için diplomatik baskıyı artırmayı amaçladığını ifade etti.
Bessent, Fox Business Network'te katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, geçen yıl ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının ilk kez bu kadar geniş kapsamlı olacağını söyledi. Önceki yönetimlerin sadece belirli sektörleri hedef aldığını belirten Bessent, "Bu sefer farklı bir yaklaşım izliyoruz. İran'ın ekonomik damarlarını tamamen kesecek bir dizi önlem uygulayacağız" dedi. Yeni yaptırımların sadece devlet kurumlarını değil, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı şirketleri de kapsayacağı kaydedildi.
Tahran'dan İlk Tepkiler Ortamı Gerdi
İran yönetimi ise bu açıklamalara sert tepki gösterdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasser Kanaani, yaptırımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunarak, "Bu tür tehditler müzakere masasına dönüşümüzü kolaylaştırmayacaktır" dedi. Kanaani, İran'ın nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu ve ABD'nin baskı politikalarının bölgede istikrarsızlığı artırdığını iddia etti. Tahran yönetimi, ayrıca ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlıklarına karşı misilleme yapabileceği sinyali verdi. Bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nda tansiyonun yükselmesine ve petrol fiyatlarında artışa neden oldu.
Uzmanlar, ABD'nin bu yeni yaptırım hamlesinin İran'da mevcut ekonomik krizi daha da derinleştirebileceği görüşünde. İran'da enflasyon oranı son aylarda yüzde 40'ın üzerinde seyrediyor ve yerel para birimi tarihi düşük seviyelerde. Uluslararası Para Fonu (IMF), İran ekonomisinin bu yıl yüzde 2 oranında daralacağını öngörüyor. Ancak bazı analistler, bu yaptırımların İran'ı müzakere masasına çekmek yerine, ülkeyi daha da köşeye sıkıştırabileceği ve bölgede yeni bir çatışma riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, ABD yönetimi içinden bazı isimler, İran'a yönelik bu sert yaklaşımın risklerine dikkat çekiyor. Eski diplomatlara göre, İran'ı tamamen dışlamak yerine sınırlı bir müzakere sürecinin başlatılması daha yapıcı olabilir. Ancak Beyaz Saray'ın mevcut politikası, önce maksimum baskı ile İran'ın taviz vermesini sağlamak üzerine kurulu. Bu politikanın sonucunun ne olacağı ise önümüzdeki haftalarda netleşecek.
Yaptırımların açıklanacağı tarih olarak önümüzdeki hafta işaret edilirken, piyasalar bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Brent petrol fiyatları, habertahminleri sonrası yüzde 2 yükselerek varil başına 85 doların üzerine çıktı. Küresel enerji piyasalarında arz endişeleri artarken, bu yaptırımların ABD-Çin ve ABD-Avrupa ilişkilerinde de yeni gerilimler yaratması bekleniyor. Zira Çin ve bazı Avrupa ülkeleri, İran'dan ham petrol almaya devam ediyor.
Sonuç olarak, ABD'nin İran'a yönelik "görülmemiş" olarak nitelendirdiği yeni yaptırım paketi, iki ülke arasındaki zaten gergin olan ilişkileri yeni bir boyuta taşıyacak gibi görünüyor. Bu gelişmenin hem bölgesel hem de küresel düzeyde önemli yansımaları olacağı açıktır. İran'ın nasıl bir yanıt vereceği, uluslararası toplumun bu yaptırımlara yaklaşımı ve bunun iklim anlaşmaları gibi konularla etkileşimi, önümüzdeki dönemin belirleyici faktörleri olacaktır. Bu sert yaptırım dalgası, diplomasiye alan açmadığı takdirde, Ortadoğu'da yeni bir kriz dalgasını tetikleyebilir.