ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran ile yürütülen ateşkes müzakerelerinde kritik bir adım atarak birkaç gün içinde İsviçre’ye seyahat edebileceğini duyurdu. Vance, görüşmelerin en erken pazar günü başlayabileceğini belirtirken, İran cephesinden gelen açıklamalar ise gerilimi tırmandırdı. Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı’nı kapattığını ve bölgedeki tüm deniz trafiğini durdurduğunu ilan etti. Bu gelişme, küresel petrol piyasalarında paniğe yol açarken, uluslararası toplum tarafları itidal çağrısı yapmaya yöneltti.
Vance’in İsviçre hamlesi
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, yaptığı yazılı açıklamada, İran ile doğrudan müzakereler için İsviçre’nin arabuluculuk teklifini kabul ettiğini bildirdi. Vance, “Önümüzdeki günlerde Cenevre’ye gidebilirim. Görüşmelerin pazar günü başlamasını umuyorum” ifadelerini kullandı. Beyaz Saray’dan yapılan ek açıklamada ise Vance’in heyetine Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı’ndan üst düzey yetkililerin eşlik edeceği belirtildi. Bu hamle, ABD yönetiminin İran ile diplomatik yolu denemek istediğini gösterirken, aynı zamanda askeri seçeneklerin de masada olduğu sinyali verildi.
İran’dan sert yanıt: Hürmüz kapalı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapattığını duyurdu. Arakçi, “ABD’nin tehditlerine ve yaptırımlarına rağmen müzakere masasına oturmaya hazırdık. Ancak Vance’in açıklamaları ve ABD’nin saldırgan tutumu karşısında boğazı kapattık” dedi. Hürmüz Boğazı, dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sine ev sahipliği yapıyor. İran’ın bu adımı, petrol fiyatlarının varil başına 95 doların üzerine çıkmasına neden oldu. Uzmanlar, boğazın kapalı kalması durumunda küresel enerji krizinin derinleşebileceği uyarısında bulunuyor.
Taraflar arasındaki çıkmaz
ABD ile İran arasındaki gerilim, son haftalarda nükleer müzakerelerde varılan çıkmazın ardından tırmanmıştı. ABD, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasını ve bölgedeki milis gruplara verdiği desteği kesmesini talep ediyor. İran ise ekonomik yaptırımların tamamen kaldırılmasını ve nükleer programının barışçıl olduğuna dair uluslararası garanti istiyor. Taraflar arasında dolaylı görüşmeler Umman ve Katar aracılığıyla sürdürülüyor, ancak ilerleme kaydedilemiyor.
Küresel tepkiler ve bağlam
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, tarafları acilen ateşkes ilan etmeye ve diyaloğa dönmeye çağırdı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “Hürmüz Boğazı’nın kapatılması kabul edilemez. Bu, uluslararası hukukun açık ihlalidir” dedi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri endişelerini dile getirirken, Rusya ve Çin ise ABD’nin tek taraflı yaptırımlarının krizin temel nedeni olduğunu savundu. Uzmanlar, bu gelişmelerin 1973 petrol krizini anımsatan bir enerji şokuna yol açabileceği görüşünde. Bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için uluslararası toplumun daha aktif rol alması gerekiyor.