ABD ve İran, Orta Doğu'da yıllardır süren gerilimi sona erdiren tarihi bir anlaşmaya imza attı. İslamabad Mutabakat Anlaşması olarak adlandırılan belge, elektronik ortamda imzalanırken Beyaz Saray ve İran devlet televizyonu eş zamanlı olarak liderlerin imza anlarını yayımladı. Anlaşmada Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, İran'ın nükleer stoklarının sınırlandırılması ve 300 milyar dolarlık bir fon detayı dikkat çekiyor.
14 maddelik yol haritası
Mutabakat metni, toplam 14 maddeden oluşuyor. İlk maddelerde tarafların karşılıklı olarak askeri operasyonları durdurması ve bölgedeki vekil güçlere verilen desteğin sonlandırılması yer alıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın uluslararası deniz ticaretine açık tutulması için ortak bir denetim mekanizması kurulacağı belirtiliyor. İran, nükleer programını %20 saflık seviyesinin altında tutmayı ve mevcut stoklarını uluslararası denetim altında azaltmayı kabul ederken, ABD de İran'a karşı uyguladığı bazı ekonomik yaptırımları kademeli olarak kaldırmayı taahhüt ediyor.
300 milyar dolarlık fon detayı
Anlaşmanın en dikkat çeken maddelerinden biri, İran'a ait dondurulmuş varlıkların 300 milyar dolarlık kısmının serbest bırakılması. Bu fon, insani yardım, altyapı projeleri ve bölgesel kalkınma için kullanılacak. Ayrıca taraflar, anlaşmaya uyumu denetlemek üzere bağımsız bir komisyon kurulmasında mutabık kaldı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, anlaşmayı 'bölge için yeni bir şafak' olarak nitelendirirken, ABD Başkanı Donald Trump, 'Tarihi bir adım' ifadelerini kullandı.
Bölgesel yansımalar
Uzmanlar, bu anlaşmanın sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, tüm Orta Doğu dengelerini etkileyeceğini belirtiyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail gibi ülkelerin anlaşmaya nasıl tepki vereceği merak edilirken, Avrupa Birliği de süreci desteklediğini açıkladı. Analistler, nükleer stokların sınırlandırılmasının bölgede silahlanma yarışını yavaşlatabileceğini, ancak İran'ın balistik füze programına dair bir madde bulunmamasının endişe yarattığını ifade ediyor.