ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 7 ve 8 Temmuz 2025 tarihlerinde İran topraklarındaki yaklaşık 90 askeri hedefe yönelik düzenlenen hava saldırılarının ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Saldırıların, İran’ın bölgedeki milis güçlerine yönelik operasyonlarını engellemek ve ABD çıkarlarını korumak amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi. CENTCOM açıklamasında, vurulan hedefler arasında komuta kontrol merkezleri, insansız hava aracı üsleri, füze depoları ve lojistik tesislerinin bulunduğu ifade edildi.
Saldırıların Kapsamı ve Hedefler
CENTCOM yetkilileri, saldırıların İran’ın doğu ve güney bölgelerinde yoğunlaştığını, özellikle Pakistan ve Afganistan sınırına yakın alanlardaki hedeflerin önceliklendirildiğini açıkladı. 90 hedefin büyük bölümünün, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun Kudüs Gücü tarafından kullanılan tesisler olduğu belirtiliyor. Ayrıca, İran’ın balistik füze programında kullanılan bazı araştırma merkezlerinin de vurulduğu iddia ediliyor. Saldırılarda kullanılan mühimmat türleri arasında seyir füzeleri ve hassas güdümlü bombalar olduğu bildiriliyor. ABD Savunma Bakanlığı, operasyonun “kesin ve sınırlı” olduğunu, sivil kayıpların önlenmesi için azami hassasiyet gösterildiğini açıkladı.
Bölgesel Tepkiler ve Ekonomik Yansımalar
Saldırıların hemen ardından İran yönetiminden sert açıklamalar geldi. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’yi uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlayarak, misilleme hakkını saklı tuttuğunu duyurdu. Bölgedeki diğer ülkelerden ise temkinli mesajlar yükseldi. Suudi Arabistan, tarafları diyaloğa çağırırken, Birleşik Arap Emirlikleri durumdan endişe duyduğunu ifade etti. Küresel petrol piyasalarında ise saldırıların ardından yüzde 3’e varan ani yükselişler yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı 85 doların üzerine çıktı. Uzmanlar, İran’ın petrol ihracatına yönelik olası aksaklıkların fiyatları daha da yukarı çekebileceği uyarısında bulunuyor.
Bağlam ve Değerlendirme
Bu son hava harekâtı, ABD ile İran arasında son yıllarda tırmanan gerginliğin en büyük çaplı askeri aksiyonlarından biri olarak kayda geçti. İki ülke arasında 2023’te varılan gayriresmi anlaşmanın ardından sükûnet dönemine giren ilişkiler, özellikle İran’ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçlerine verdiği destek nedeniyle yeniden kırılgan hale gelmişti. ABD Başkanı’nın ulusal güvenlik danışmanı yaptığı açıklamada, saldırıların “orta vadede İran’ın saldırı kapasitesini sınırlayacağını” savundu. Ancak bağımsız analistler, bu tür askeri müdahalelerin bölgesel istikrarsızlığı derinleştirme riskine dikkat çekiyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehditleri ve Husilere sağladığı desteğin artması, küresel tedarik zincirleri üzerinde halihazırda baskı oluşturuyor. Öte yandan, CENTCOM’un paylaştığı görüntülerde hedeflerin büyük ölçüde imha edildiği görülüyor. Ancak bağımsız uydu görüntüleri henüz doğrulanmış değil. Operasyonun uzun vadeli etkileri, önümüzdeki haftalarda İran’ın misilleme kapasitesi ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığının nasıl şekilleneceğine bağlı olarak netleşecek.