ABD'nin Irak'taki askeri varlığı bugün resmen sona eriyor. 2003 yılında başlayan ve 23 yıl süren işgalin ardından ikinci kez askeri çekilme gerçekleşiyor. Irak hükümeti ile ABD yönetimi arasında varılan anlaşma çerçevesinde, ülkedeki tüm Amerikan muharip birliklerinin geri çekilme süreci tamamlanıyor. Bu gelişme, bölgedeki güç dengelerini ve Irak'ın egemenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor.
Çekilme süreci ve kapsamı
ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Irak'taki son askeri üslerin boşaltılmasıyla birlikte ülkede kalan tüm Amerikan personeli ülkeyi terk etmiş durumda. Çekilme, 2024 yılında imzalanan ikili güvenlik anlaşması uyarınca aşamalı olarak gerçekleştirildi. İlk etapta muharip olmayan danışmanlar ve eğitimciler çekilirken, son aşamada ise stratejik üslerdeki askeri varlık sonlandırıldı.
ABD'nin Irak'taki askeri mevcudiyeti, 2003'teki işgalden bu yana inişli çıkışlı bir seyir izledi. 2011'de dönemin ABD Başkanı Barack Obama döneminde ilk kez kapsamlı bir çekilme yaşanmış, ancak 2014'te IŞİD'in Musul'u ele geçirmesiyle birlikte Amerikan askerleri yeniden ülkeye dönmüştü. Bu kez çekilmenin kalıcı olup olmayacağı ise belirsizliğini koruyor.
Irak hükümetinin tutumu ve bölgesel yansımalar
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, çekilme kararını "ulusal egemenliğin güçlendirilmesi yolunda önemli bir adım" olarak nitelendirdi. Sudani, yaptığı yazılı açıklamada, "Irak güvenlik güçleri artık ülkenin tamamında kontrolü sağlayacak kapasiteye ulaşmıştır. Yabancı askeri varlığa ihtiyaç kalmamıştır" ifadelerini kullandı. Ancak muhalefet partileri ve bazı Sünni gruplar, çekilmenin aceleyle alınmış bir karar olduğunu ve IŞİD tehdidinin henüz tamamen ortadan kalkmadığını savunuyor.
Bölgesel aktörlerin çekilmeye yaklaşımı ise farklılık gösteriyor. İran, ABD'nin bölgeden çekilmesini "direniş ekseninin zaferi" olarak yorumlarken, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri endişelerini dile getirdi. İsrail ise İran'ın Irak'taki etkisinin artacağı uyarısında bulundu.
Askeri ve stratejik analiz
Uzmanlara göre, ABD'nin çekilmesi Irak'ın güvenlik mimarisinde önemli bir boşluk yaratabilir. Irak ordusunun terörle mücadelede kazandığı deneyim ve istihbarat kapasitesi, bu boşluğun bir kısmını doldurabilir. Ancak hava desteği, istihbarat paylaşımı ve lojistik alanında Amerikan katkısının eksikliği hissedilecek. Özellikle IŞİD'in yeniden toparlanma ihtimali, uluslararası koalisyonun gelecekteki rolünü belirsizleştiriyor.
Çekilme kararının arkasında yatan nedenler arasında ABD'nin küresel önceliklerini Asya-Pasifik bölgesine kaydırması ve Orta Doğu'daki askeri angajmanlardan uzaklaşma isteği bulunuyor. Ayrıca Irak'taki iç siyasi baskılar ve milis grupların artan saldırıları da Washington'un kararında etkili oldu.
Türkiye'ye olası etkileri
Türkiye, Irak'taki gelişmeleri yakından takip ediyor. ABD'nin çekilmesinin ardından Irak'ın kuzeyindeki PKK varlığı ve Sincar'daki durum, Ankara'nın güvenlik endişelerini artırabilir. Türkiye, Irak merkezi hükümetiyle iş birliğini sürdürerek sınır güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Irak'ın istikrarı ve toprak bütünlüğü bizim için önceliklidir. Çekilme sürecinin bölgesel güvenliğe zarar vermemesi en büyük temennimizdir" denildi.
Sonraki adımlar ve belirsizlikler
ABD'nin çekilmesiyle birlikte Irak'ta yeni bir dönem başlıyor. Ancak bu dönemin nasıl şekilleneceği, Irak güvenlik güçlerinin performansına, siyasi istikrara ve bölgesel aktörlerin tutumuna bağlı. IŞİD'in ideolojik varlığını sürdürmesi ve hücre yapılanmaları, önümüzdeki süreçte en büyük risk faktörü olarak öne çıkıyor. Ayrıca İran yanlısı milislerin Irak siyasetindeki ağırlığı, ülkenin egemenlik tartışmalarını derinleştirebilir.
Uluslararası toplum, Irak'a yönelik insani ve kalkınma yardımlarını sürdürme sözü verdi. BM Güvenlik Konseyi, çekilmenin ardından Irak'ın istikrarını desteklemek için yeni bir misyon oluşturmayı değerlendiriyor. ABD ise bölgede "sınırlı" bir askeri varlık bulundurmayı planladığını açıkladı; bu varlığın büyüklüğü ve konumu henüz netleşmedi.
23 yıllık işgalin bilançosu ise ağır: yüz binlerce sivil ölümü, milyonlarca yerinden edilmiş insan, yıkılan altyapı ve derinleşen mezhepsel gerilimler. ABD'nin çekilmesi, bu yaraların sarılması için bir fırsat mı yoksa yeni bir kaosun başlangıcı mı olacak, bunu zaman gösterecek. Irak halkı ise egemenliklerinin yeniden tesis edilmesini umutla karşılarken, geleceğe dair endişelerini de gizlemiyor.