ABD ordusu, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı ticari gemi geçişlerine kapatabileceği yönündeki açıklamalarının ardından, boğazın uluslararası deniz ticaretine halen açık olduğu mesajını paylaştı. Beşinci Filo Komutanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Hürmüz Boğazı, uluslararası hukuk çerçevesinde ticari gemilerin geçişine açıktır. ABD ve müttefikleri, bu hayati su yolunun güvenliğini sağlamak için teyakkuz halindedir" ifadelerine yer verildi. Açıklama, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını gerekçe göstererek boğazın durumunu yeniden değerlendireceklerini duyurmasının hemen ardından geldi.
Stratejik su yolunda gerginlik tırmanıyor
Basra Körfezi'ni Umman Denizi ve Hint Okyanusu'na bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçiş güzergahı olarak jeopolitik öneme sahip. İran, daha önce de nükleer müzakereler ve yaptırımlar sırasında boğazı kapatma tehdidinde bulunmuş, ancak bu tehdidini hiçbir zaman tam anlamıyla hayata geçirmemişti. Son olarak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, günlük basın toplantısında, "Siyonist rejimin Lübnan'daki saldırganlığı bölgesel güvenliği tehdit etmektedir. Bu durumda Hürmüz Boğazı'nın geçiş rejimi yeniden ele alınabilir" demişti. Kenani'nin bu sözleri, uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının kısa süreliğine yükselmesine neden oldu.
Küresel enerji güvenliği risk altında
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, başta Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar olmak üzere Körfez ülkelerinin ham petrol ihracatını doğrudan etkiler. ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre, 2023 yılında boğazdan günde ortalama 17 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşındı. Bu hacim, küresel deniz yoluyla petrol ticaretinin üçte birine tekabül ediyor. Uzmanlar, İran'ın boğazı tamamen kapatmasının kısa vadede mümkün olmadığını, ancak mayın döşeme veya askeri tatbikatlarla geçişleri yavaşlatabileceğini belirtiyor. Öte yandan ABD, Beşinci Filo aracılığıyla bölgede sürekli deniz varlığı bulunduruyor ve müttefikleriyle ortak devriyeler düzenliyor.
Tarihsel arka plan ve hukuki boyut
Hürmüz Boğazı'nın hukuki statüsü, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) kapsamında düzenlenmiştir. Sözleşmeye göre, boğazlar uluslararası seyrüsefere açıktır ve transit geçiş hakkı kıyı devletleri tarafından engellenemez. İran, 1982 Sözleşmesi'ni imzalamış olmasına rağmen, zaman zaman boğazın kendi karasularından geçen kısmında kısıtlamalar uygulamaya çalışmıştır. 2019'da İran Devrim Muhafızları, bir İngiliz tankerine el koyarak benzer bir krizi tetiklemiş, ancak diplomatik görüşmeler sonucunda gemi serbest bırakılmıştı. ABD'nin son açıklaması, bu tür girişimlere karşı uluslararası toplumun ortak tutumunu yansıtıyor.
İran'ın bu son tehdidi, Orta Doğu'daki geniş çaplı gerginliğin bir parçası olarak değerlendiriliyor. İsrail'in Gazze'deki operasyonları ve Lübnan'a yönelik saldırıları, İran destekli Hizbullah'ı da doğrudan etkiliyor. İran, dolaylı yoldan İsrail'e karşı ekonomik baskı oluşturmak için boğaz kartını kullanıyor. Ancak ABD ve Avrupa Birliği, boğazın kapatılmasının kendileri için de ciddi sonuçlar doğuracağını ve böyle bir adımın savaş sebebi sayılacağını geçmişte defalarca dile getirmişti. Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı'nın statüsünde şimdilik bir değişiklik beklenmiyor, ancak İran'ın söylemi bölgedeki kırılganlığı gözler önüne seriyor.