ABD hizmet sektörü faaliyetleri, mayıs ayında beklentilerin üzerinde bir toparlanma gösterdi. Tedarik Yönetimi Enstitüsü (ISM) tarafından açıklanan verilere göre, hizmet sektörü PMI endeksi nisandaki 49,4 seviyesinden mayısta 53,8'e yükseldi. 50 eşik değerinin üzerindeki değerler sektörde büyümeye işaret ediyor. Ancak raporda dikkat çeken bir diğer nokta, girdi maliyetlerindeki hızlı artış oldu. İşletmeler son dört yıla yakın süredir en yüksek maliyet artışıyla karşı karşıya kaldı. Bu durum, enflasyonist baskıların devam ettiğini ve Fed'in faiz indirim planlarını erteleyebileceğini gösteriyor.
Hizmet sektörü büyümeye döndü
ISM Hizmet PMI verileri, ABD ekonomisinin lokomotifi konumundaki hizmet sektörünün nisandaki daralmanın ardından mayısta yeniden büyümeye geçtiğini ortaya koydu. Yeni siparişler endeksi 52,2'den 54,1'e yükselirken, iş hacmi endeksi 50,6'dan 58,5'e sıçradı. Ancak istihdam endeksi 50,5'ten 49,2'ye gerileyerek dikkat çekti. Bu düşüş, işgücü piyasasında bir miktar yavaşlamaya işaret ederken, şirketlerin maliyet baskıları nedeniyle personel alımını sınırladığı yorumları yapılıyor. Tedarik zinciri gecikmeleri ve artan navlun ücretleri de maliyetleri yukarı çeken etkenler arasında sayılıyor.
Girdi maliyetleri yükselişte
ISM raporunda, hizmet sektöründe ödenen fiyatlar endeksi nisandaki 59,2'den mayısta 62,1'e çıkarak Ağustos 2022'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu artış, enflasyonun hizmet sektöründe hala yapışkan olduğunu gösteriyor. Raporda ayrıca, 'İşletmeler enflasyon ve faiz oranlarının etkileriyle mücadele ediyor' ifadesi yer aldı. Girdi maliyetlerindeki artış, özellikle küçük işletmeler için karlılığı tehdit ediyor. Analistler, bu durumun tüketici fiyatlarına yansıyacağını ve enflasyonun hedef seviye olan yüzde 2'ye düşmesini geciktireceğini belirtiyor.
Öte yandan, S&P Küresel Hizmet PMI da mayısta 54,8 ile revize edilerek güçlü bir büyümeye işaret etti. Ancak her iki anket de maliyetlerdeki artışa vurgu yapıyor. Bu veriler, Fed'in faiz indirimine gitmeden önce daha fazla kanıt beklemesi gerektiği yönündeki görüşleri güçlendiriyor. Piyasalar, eylül ayında faiz indirimi olasılığını yüzde 50 civarında fiyatlıyor. Ancak maliyet baskılarının devam etmesi, bu beklentileri zayıflatabilir.