ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına yeniden katılma ihtimaline ilişkin net bir mesaj verdi. Rubio, mevcut ABD yasalarının, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alan Türkiye’nin F-35 programındaki statüsünü değiştirmeye izin vermediğini söyledi. Açıklama, iki ülke arasında uzun süredir devam eden savunma tedarik krizinde yeni bir aşamaya işaret ediyor.
Rubio’dan açık mesaj
Marco Rubio, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’ndeki oturumda yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin F-35 programındaki konumu, Amerikan yasaları nedeniyle değiştirilemez durumda. S-400 sisteminin varlığı, bu konudaki temel engel olmaya devam ediyor” dedi. Bakan, bu konuda Kongre’nin yetkili olduğunu ve yürütmenin tek başına adım atamayacağını vurguladı.
Türkiye, 2019 yılında Rusya’dan S-400 sistemini teslim almasının ardından ABD tarafından F-35 programından çıkarılmıştı. Washington, S-400’lerin NATO sistemleriyle uyumsuz olduğunu ve F-35’lerin gizli teknolojisine tehdit oluşturduğunu savunuyor. Ankara ise bu iddiaları reddederek, sistemin NATO standartlarına uygun olduğunu ve bağımsız bir savunma politikası izlediğini belirtiyor.
Yasal süreç ve çözüm arayışları
ABD’nin 2017 tarihli 'ABD Düşmanlarına Yaptırımla Karşı Koyma Yasası' (CAATSA) kapsamında 2020 yılında Türkiye’ye bazı yaptırımlar uygulanmıştı. Rubio’nun açıklaması, bu yasal çerçevenin değişmediğini ve Türkiye’nin S-400’leri elinde tutması halinde F-35’e dönüşün mümkün olmadığını teyit ediyor. Uzmanlar, iki ülke arasında alternatif çözüm yolları arandığını ancak somut bir ilerleme kaydedilmediğini belirtiyor.
Türkiye, F-35 programına yaklaşık 1,4 milyar dolar yatırım yapmış ve 100’den fazla uçak siparişi vermişti. Programdan çıkarılmasının ardından yerli savaş uçağı KAAN projesine ağırlık veren Ankara, aynı zamanda Rusya’dan Su-35 ve Su-57 gibi alternatifler üzerinde de çalışıyor. Ancak NATO üyesi bir ülkenin Rus yapımı bir sistemi kullanması, ittifak içinde tartışmalara yol açıyor.
Geleceğe dair beklentiler
ABD’nin tutumunun yakın vadede değişmesi beklenmiyor. Özellikle Ukrayna savaşı sonrası Rusya’ya yönelik yaptırımların arttığı bir dönemde, Washington’un S-400 konusunda esneklik göstermesi olası görünmüyor. Türkiye ise S-400’leri aktif olarak kullanmaya devam ederken, diplomatik kanallardan çözüm arayışlarını sürdürüyor. Konu, ABD-Türkiye ilişkilerinde kilit bir başlık olarak önümüzdeki dönemde de gündemde kalmaya aday.