ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, 7 Haziran'da Erivan'da bir araya gelerek stratejik ortaklık anlaşması imzaladı. Anlaşma, iki ülke arasındaki ilişkileri yeni bir seviyeye taşımayı hedeflerken, kritik mineraller ve Ermenistan'ın güneyinden geçmesi planlanan transit koridor konularında iş birliğini de kapsıyor. İmza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyen iki bakan, anlaşmanın bölgesel istikrar ve ekonomik kalkınma açısından önemine vurgu yaptı.
Anlaşmanın kapsamı ve önemi
Stratejik ortaklık anlaşması, ABD ve Ermenistan arasında savunma, enerji, ticaret ve demokrasi alanlarında iş birliğini derinleştirmeyi amaçlıyor. Rubio, anlaşmanın Ermenistan'ın bağımsızlığını ve egemenliğini güçlendireceğini belirtirken, Mirzoyan da bu adımın ülkesinin Batı ile entegrasyonunda önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade etti. Özellikle kritik mineraller konusunda yapılacak ortak çalışmalar, nadir toprak elementleri ve lityum gibi stratejik kaynakların çıkarılması ve işlenmesinde iş birliğini öngörüyor.
Transit koridor projesi ise Ermenistan'ın güney sınırı boyunca uzanan ve İran ile Türkiye arasında bağlantı sağlayacak bir ulaşım hattını kapsıyor. Bu koridor, bölgesel ticareti canlandırmayı ve Ermenistan'ın ekonomik entegrasyonunu artırmayı hedefliyor. Ancak proje, Nahçıvan eksklavına erişim konusunda Azerbaycan ile yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle hassas bir siyasi zeminde ilerliyor.
Bölgesel dengeler ve gelecek perspektifi
Anlaşma, 7 Haziran'da yapılacak parlamento seçimleri öncesinde imzalanmasıyla dikkat çekiyor. Ermenistan'da erken seçimler, Başbakan Nikol Paşinyan'ın Karabağ sorunundaki tutumu ve Rusya ile ilişkilerdeki soğuma nedeniyle kritik bir dönemeç olarak görülüyor. ABD'nin bu anlaşmayla Ermenistan'a verdiği desteği pekiştirmesi, bölgede Rusya'nın etkisini dengeleme çabası olarak yorumlanabilir.
Anlaşmanın imzalanması, Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecine de etki edebilir. Ankara, ABD-Ermenistan stratejik ortaklığını yakından izlerken, özellikle transit koridorun Azerbaycan'ın çıkarlarına zarar vermemesi gerektiğini vurguluyor. Önümüzdeki dönemde anlaşmanın uygulama aşaması, bölgesel aktörler arasındaki dengeleri yeniden şekillendirebilir.