ABD'de Mart ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık bazda %3,5 artış göstererek piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşti. Aylık bazda ise %0,4 artan enflasyon, Fed'in faiz indirimi beklentilerini yeniden şekillendirirken, küresel piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. Özellikle altın fiyatlarında 200 günlük hareketli ortalamanın kırılması, yatırımcılar arasında "domino etkisi" endişesini artırdı.
Enflasyon verileri ve piyasa tepkileri
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, Mart ayında enflasyon bir önceki aya göre %0,4, geçen yılın aynı dönemine göre %3,5 yükseldi. Çekirdek enflasyon ise aylık %0,4, yıllık %3,8 olarak kaydedildi. Bu rakamlar, Fed'in %2 hedefinin üzerinde kalmaya devam ederken, ekonomistlerin öngördüğü aralıkta yer aldı. Veri sonrası ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,56'ya, dolar endeksi ise 105,1'e yükseldi. New York borsasında endeksler karışık bir seyir izlerken, Avrupa ve Asya borsalarında da satış baskısı görüldü.
Altında teknik kırılma ve petrol fiyatları
Enflasyon verisinin ardından ons altın fiyatı 2.320 dolar seviyesine gerileyerek 200 günlük basit hareketli ortalamasını aşağı yönlü kırdı. Teknik analistler, bu kırılmanın satış baskısını artırabileceğini ve kısa vadede 2.280 dolar desteğine doğru bir hareket olabileceğini belirtiyor. Öte yandan, Brent petrolün varil fiyatı 91,34 dolar seviyesinde işlem görmeye devam ediyor. Jeopolitik riskler ve OPEC+'ın arz kısıtlamaları petrol fiyatlarını desteklerken, yüksek enflasyonun talep üzerinde yaratabileceği baskı fiyatları sınırlıyor.
Fed politika beklentileri
Piyasalar, Fed'in Mayıs ayı toplantısında faizleri sabit tutmasına kesin gözüyle bakıyor. Ancak enflasyonun yapışkan seyri, Eylül ayına kadar faiz indirimi beklentilerini zayıflatıyor. CME FedWatch verilerine göre, Haziran ayında faiz indirimi olasılığı %20'nin altına gerilerken, yıl sonuna kadar toplam indirim miktarı 50 baz puana düştü. Analistler, Fed Başkanı Jerome Powell'ın önümüzdeki haftalarda yapacağı açıklamaların yön belirleyici olacağını vurguluyor.
Küresel ekonomide enflasyonla mücadele süreci devam ederken, gelişmekte olan ülkelerin özellikle döviz rezervleri ve faiz politikaları açısından kırılgan olduğu görülüyor. Yatırımcıların, bu dönemde risk iştahını dengeleyerek daha temkinli pozisyonlar alması bekleniyor. Altındaki hareketin diğer emtialara da sıçrayabileceği uyarısı yapan uzmanlar, portföy çeşitlendirmesinin önemine işaret ediyor.