ABD'nin Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle'un, Yunanistan Enerji Bakanı Stavros Papastavru'nun da katıldığı özel bir yemekte sarf ettiği iddia edilen sözler, Atina ile Washington arasında diplomatik bir gerilime yol açtı. Guilfoyle'un, Washington yönetiminin Romanya hükümetinin istifasında rol oynadığını ima ederek "Bunu istediğimiz her ülkede yapabiliriz. Yunanistan'da da yapabiliriz" dediği öne sürüldü.
İddianın Kaynağı ve Yemekte Yaşananlar
Yunan basınında yer alan haberlere göre, olay geçtiğimiz günlerde Atina'da düzenlenen ve üst düzey yetkililerin katıldığı kapalı kapılar ardındaki bir akşam yemeğinde gerçekleşti. Yemeğe Yunanistan Enerji Bakanı Stavros Papastavru'nun yanı sıra iş dünyasından ve medyadan isimlerin de katıldığı belirtiliyor. İddiaya göre Guilfoyle, sohbet sırasında Romanya'da yaşanan siyasi gelişmelere atıfta bulunarak, ABD'nin bu ülkedeki hükümet değişikliğinde etkili olduğunu söyledi. Ardından da bu tür müdahalelerin sadece Romanya ile sınırlı olmadığını, istenildiği takdirde Yunanistan'da da benzer bir sonucun yaratılabileceğini ifade ettiği öne sürüldü.
Guilfoyle'un sözlerinin ardından yemekte bulunanların şaşkınlık yaşadığı ve konunun kısa sürede Yunan siyaset kulislerine yayıldığı aktarılıyor. Henüz ne ABD Büyükelçiliği'nden ne de Yunan hükümetinden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak iddiaların basına sızmasının ardından Atina'da hareketli saatler yaşanıyor.
Guilfoyle'un Görevi ve ABD-Yunanistan İlişkileri
Kimberly Guilfoyle, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın oğlu Donald Trump Jr.'ın nişanlısı olarak tanınıyor ve 2024 yılında ABD'nin Atina Büyükelçisi olarak atanmıştı. Göreve gelmesinden bu yana zaman zaman tartışmalı açıklamalarıyla gündeme gelen Guilfoyle'un, diplomatik teamüllerin dışında bir üslup benimsediği yönünde eleştiriler de yapılıyordu. Bu son iddia, söz konusu eleştirileri daha da artırmış durumda.
ABD ile Yunanistan arasındaki ilişkiler, özellikle savunma ve enerji alanlarında son yıllarda önemli ölçüde derinleşmişti. İskenderiye ve Girit'teki askeri üsler, Doğu Akdeniz'deki enerji iş birlikleri ve NATO çerçevesindeki ortaklık, iki ülke arasındaki stratejik bağın temel taşlarını oluşturuyor. Ancak bu tür bir iddia, ilişkilerin seyrini olumsuz etkileyebilecek potansiyele sahip.
Romanya'da Ne Yaşandı?
İddiaya konu Romanya'daki siyasi gelişmeler, geçtiğimiz aylarda ülke gündemini sarsmıştı. Romanya'da hükümetin istifasıyla sonuçlanan süreçte, dış müdahale iddiaları sıkça dile getirilmişti. ABD'nin bu süreçte ne kadar etkili olduğu ise tartışma konusu olmaya devam ediyor. Guilfoyle'un bu olaya atıfta bulunarak benzer bir senaryonun Yunanistan'da da uygulanabileceğini söylemesi, Atina'da ciddi bir rahatsızlık yaratmış durumda.
Yunanistan'da Siyasi Tepkiler
Konuyla ilgili Yunan muhalefet partilerinden henüz resmi bir açıklama gelmemekle birlikte, bazı milletvekillerinin konuyu meclis gündemine taşımayı planladığı öğrenildi. İktidardaki Yeni Demokrasi Partisi'ne yakın kaynaklar ise iddiaları "asılsız" olarak nitelendirerek, "Böyle bir ifade kullanılmış olamaz" değerlendirmesinde bulundu. Ancak muhalefet, hükümeti konuyu örtbas etmekle suçlayarak şeffaflık çağrısı yapıyor.
Enerji Bakanı Stavros Papastavru'nun yemeğe katıldığı iddiası, olayın bir de enerji boyutu olduğunu gösteriyor. Yunanistan, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve ABD'li şirketlerle yürütülen ortak projeler nedeniyle Washington ile yakın temas halinde. Bu tür bir iddianın enerji anlaşmalarını da gölgeleyebileceği belirtiliyor.
Diplomatik Teamüller ve Olası Sonuçları
Bir büyükelçinin ev sahibi ülkenin hükümetini devirmekten söz etmesi, diplomatik dokunulmazlık ve nezaket kurallarıyla bağdaşmayacak bir durum. Viyana Sözleşmesi'ne göre büyükelçiler, görev yaptıkları ülkenin iç işlerine karışmamakla yükümlü. Eğer iddialar doğruysa, Guilfoyle'un bu sözleri açık bir ihlal anlamına geliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın konuya ilişkin tutumu merakla bekleniyor.
Öte yandan, bu tür iddiaların zamanlaması da dikkat çekici. ABD'de yeni yönetimin göreve gelmesinin ardından dünya genelinde benzer müdahale tartışmaları yeniden alevlenmiş durumda. Yunanistan gibi NATO üyesi bir ülkede böyle bir söylemin dile getirilmesi, ittifak içi dengeler açısından da sorgulanması gereken bir gelişme.
Şu aşamada iddiaların doğruluğu kesinleşmiş değil. Ancak basına yansıyan bilgiler ve yarattığı yankı, ABD'nin müttefikleriyle ilişkilerinde nasıl bir çizgi izlediğine dair önemli ipuçları sunuyor. Yunanistan'ın egemenliğine yönelik böyle bir ima, Atina'nın Washington'a olan güvenini sarsabileceği gibi, Avrupa başkentlerinde de ABD'nin niyetlerine dair soru işaretleri oluşturabilir.