ABD Başkanı Donald Trump'ın, 3 Kasım'daki ara seçimler öncesinde siyasi risk almak istemediği ve bu nedenle İsrail'den İran'a tek başına saldırmasını talep ettiği iddia edildi. İsrail basınında yer alan haberlere göre, Trump yönetimi, İran'a yönelik olası bir askeri operasyonda ABD'nin doğrudan yer alması yerine İsrail'in öne çıkmasını istiyor. Bu talep, Washington'un Tahran'a yönelik baskı politikasında yeni bir aşamaya işaret ediyor.
Seçim öncesi riskten kaçınma
Habere göre, Trump'ın 3 Kasım ara seçimleri öncesinde kamuoyu desteğini korumak ve askeri bir çatışmanın yaratabileceği siyasi belirsizlikten uzak durmak istediği belirtiliyor. ABD yönetiminin, İran'a karşı yürütülen kampanyada İsrail'in daha aktif bir rol üstlenmesini arzu ettiği ifade ediliyor. Bu çerçevede, İsrail'e İran'a yönelik operasyonlarını tek başına gerçekleştirmesi yönünde telkinde bulunulduğu öne sürülüyor.
İsrail'in bu talebe nasıl yanıt verdiği henüz bilinmiyor. Ancak İsrail hükümeti, uzun süredir İran'ın nükleer programını ve bölgesel faaliyetlerini güvenlik tehdidi olarak görüyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, İran'a karşı sert bir çizgi izliyor ve uluslararası toplumu Tahran'a karşı daha kararlı adımlar atmaya çağırıyor.
İran'ın nükleer programı ve bölgesel gerilim
ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından İran ile Batı arasındaki gerilim tırmanmış, Tahran uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırmıştı. İsrail, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için askeri seçeneği masada tuttuğunu defalarca dile getirdi. Son dönemde İran'a yönelik sabotaj ve suikast iddiaları da gerginliği artırmış durumda.
Uzmanlar, ABD'nin İsrail'i öne sürme stratejisinin bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştirebileceğine dikkat çekiyor. İran, olası bir saldırıya karşılık vereceğini ve bölgedeki vekil grupları harekete geçirebileceğini açıklamıştı. Böyle bir senaryo, Orta Doğu'da geniş çaplı bir çatışma riskini beraberinde getirebilir.
Uluslararası tepkiler ve olası sonuçlar
ABD yönetiminden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. İsrail makamları da iddiaları doğrulamadı veya yalanlamadı. Ancak haber, uluslararası kamuoyunda endişeyle karşılandı. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulunarak diplomatik çözümün önemini vurguladı.
Türkiye, bölgede artan gerilimden duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, İran'a yönelik her türlü askeri müdahalenin felakete yol açacağı uyarısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı, sorunun diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini belirtti.
Öte yandan, ABD'deki ara seçimler yaklaşırken Trump yönetiminin dış politika hamleleri seçmen nezdinde farklı yorumlanıyor. İran'a karşı sertlik yanlıları, İsrail'in desteklenmesini olumlu karşılarken, savaş karşıtı kesimler olası bir çatışmanın maliyetine dikkat çekiyor.
Değerlendirme
ABD'nin İsrail'e İran'ı vurma çağrısı, Washington'un sorumluluğu müttefikine devretme eğiliminin bir yansıması olarak okunabilir. Ancak bu tür bir strateji, bölgesel güç dengelerini daha da kırılgan hale getirebilir. İsrail'in tek başına hareket etmesi, İran'ın misilleme ihtimalini artırırken, ABD'nin de ister istemez çatışmanın içine çekilmesine yol açabilir. Nihayetinde, Orta Doğu'da kalıcı barış ancak kapsamlı bir diplomatik süreçle mümkün görünüyor.