ABD'nin Kuzey Dakota eyaletinin başkenti Bismarck'ta, valilik konutunun yakınında yürütülen inşaat çalışmaları sırasında 1870'li yıllara ait eski bir mezarlıkta 7 kişiye ait insan kalıntıları ortaya çıkarıldı. Yetkililer, kalıntıların iki ayrı mezara ait olduğunu ve tabutların büyük ölçüde bozulmadan günümüze ulaştığını belirtti. Olay, bölgede yaşayanlar arasında şaşkınlık yaratırken, tarihçiler için de önemli bir keşif olarak değerlendiriliyor.
İnşaat Sırasında Tesadüfen Bulundu
Edinilen bilgilere göre, valilik konutunun bahçesinde yapılması planlanan bir peyzaj düzenlemesi çalışması sırasında kepçe operatörü, toprak altında ahşap parçalarına rastladı. Çalışmanın hemen durdurulmasının ardından bölgeye gelen arkeologlar ve adli tıp ekipleri, yaptıkları ilk incelemede bunların 1870'li yıllara ait tabutlar olduğunu tespit etti. Kazı alanında toplam 7 tabut bulundu. Tabutların ikisinin iç içe geçmiş durumda olduğu, diğerlerinin ise ayrı mezarlara gömüldüğü bildirildi.
Yetkililer, kalıntıların kimlik tespiti için çalışma başlattı. İlk bulgular, mezarların 19. yüzyılın sonlarında bölgede yaşamış kişilere ait olabileceğini gösteriyor. Bismarck'ın o dönemde yeni kurulan bir yerleşim yeri olduğu ve bölgede bir mezarlığın bulunduğu biliniyor. Ancak valilik konutunun inşa edildiği alanın bu mezarlığın bir parçası olup olmadığı henüz netlik kazanmadı.
Tarihi Mezarlık Detayları Ortaya Çıkıyor
Yapılan araştırmalarda, söz konusu mezarlığın 1870'lerde bölgeye yerleşen ilk göçmenlere ait olduğu düşünülüyor. O dönemde Kuzey Dakota'da altına hücum ve demiryolu inşaatları nedeniyle nüfus hızla artmış, birçok aile burada yeni bir hayat kurmuştu. Tarihçiler, mezarların bu dönemde salgın hastalıklar veya zorlu yaşam koşulları nedeniyle hayatını kaybeden kişilere ait olabileceğini belirtiyor.
Kuzey Dakota Tarih Kurumu'ndan bir yetkili, "Bu tür buluntular, bölgenin erken dönem tarihine ışık tutması açısından büyük önem taşıyor. Ancak öncelikle mezarların kimlere ait olduğunu ve neden burada bulunduklarını anlamamız gerekiyor" dedi. Yetkili, tabutların ve içindeki kalıntıların koruma altına alındığını, detaylı inceleme için laboratuvara gönderildiğini sözlerine ekledi.
Valilik Konutu ve Çevresi Güvenlik Altında
Olayın ardından valilik konutu çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı. İnşaat çalışmaları geçici olarak durduruldu. Eyalet yetkilileri, bölgede yapılacak yeni inşaatlar öncesinde arkeolojik araştırma yapılması gerektiğini belirtti. Bismarck Belediyesi de konuyla ilgili bir açıklama yaparak, halkın mezarlık alanına yaklaşmaması konusunda uyarıda bulundu.
Bölge sakinleri ise şaşkın. Uzun yıllardır valilik konutunun bulunduğu alanda böyle bir mezarlığın varlığından haberdar olmadıklarını söyleyenler var. Bir mahalle sakini, "Burada her gün yürüyüş yapıyorum, böyle bir şeyin toprak altında olduğunu bilmek tüyler ürpertici" ifadelerini kullandı.
Yetkililerden Açıklama: 'Endişe Edilecek Bir Durum Yok'
Kuzey Dakota Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, olayın tarihi bir keşif olduğu vurgulandı ve kamu güvenliğine yönelik bir tehdit bulunmadığı belirtildi. Açıklamada, "Valilik konutu ve çevresinde yürütülen çalışmalar, uzmanların gözetiminde titizlikle sürdürülüyor. Bulunan kalıntılar, bölgemizin tarihine ait önemli bir parça. Gerekli tüm adli ve arkeolojik incelemeler yapılacak" denildi.
Adli tıp uzmanları, kalıntıların yaş ve cinsiyet tespiti için kemik analizi yapacak. Ayrıca tabutlardan alınan örneklerle DNA karşılaştırması yapılarak olası torunlara ulaşılmaya çalışılacak. Bu sürecin birkaç ay sürebileceği ifade ediliyor.
Tarihi Arka Plan: 1870'lerde Kuzey Dakota
1870'li yıllar, Kuzey Dakota'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmadan önceki son dönemlerine denk gelir. Bölge, 1889'da eyalet statüsü kazanmıştı. O dönemde Bismarck, Yanktonai ve Dakota Sioux kabilelerinin yaşadığı topraklarda kurulmuş, demiryolunun gelişiyle birlikte hızla büyümüştü. Mezarlık alanlarının bugünkü kent merkezinde kalması, o dönemdeki yerleşim planlamasının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, bu tür buluntuların kent arkeolojisi açısından önemine dikkat çekiyor. Özellikle genişleyen şehirlerde, eski mezarlıkların üzerine inşaat yapılması zaman zaman benzer sürprizlerle sonuçlanabiliyor. Ancak bu olayda olduğu gibi, yetkililerin hızlı müdahalesi ve bilimsel yaklaşımı, tarihi mirasın korunması adına olumlu bir örnek teşkil ediyor.
Sonuç olarak, ABD'nin Kuzey Dakota eyaletinde valilik konutunun bahçesinde bulunan 150 yıllık mezarlar, bölgenin geçmişine dair yeni soruları beraberinde getirdi. Yetkililer, hem tarihi hem de hukuki açıdan süreci yakından takip ederken, kamuoyu da gelişmeleri merakla izliyor. Bu tür keşifler, kentlerin altında yatan tarihi katmanların ne kadar zengin olabileceğini bir kez daha gösteriyor.