ABD'nin cari işlemler açığı, 2025 yılının ilk çeyreğinde bir önceki döneme göre yüzde 2,6 oranında artarak 226,8 milyar dolara yükseldi. ABD Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, geçen yılın son çeyreğinde 221,1 milyar dolar olarak kaydedilen cari açık, beklentilerin üzerinde bir genişleme gösterdi. Piyasa analistleri, bu artışın özellikle ticaret dengesindeki bozulma ve hizmet gelirlerindeki düşüşten kaynaklandığını belirtiyor.
Cari açıktaki artışın nedenleri
Cari işlemler dengesi, bir ülkenin yurtdışı ile yaptığı mal, hizmet, yatırım ve transfer ödemelerini kapsıyor. ABD'nin ilk çeyrek verilerinde, mal ticareti açığının 308,4 milyar dolara yükseldiği görülürken, hizmetler fazlası 78,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. Mal ticaretindeki bozulma, özellikle Çin ve Avrupa Birliği ülkelerinden yapılan ithalatın artmasından kaynaklandı. Ayrıca, birincil gelir dengesi fazlası 4,3 milyar dolara gerileyerek cari açığı artıran bir diğer faktör oldu.
Uzmanlar, ABD dolarının güçlü seyrinin ithalatı cazip kıldığını, ancak ihracatın aynı oranda artmadığını vurguluyor. Bununla birlikte, yurtdışındaki Amerikan yatırımlarından elde edilen gelirlerin azalması da açığın büyümesine katkıda bulundu. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası ve küresel talep koşulları, cari dengedeki değişimin temel belirleyicileri arasında sayılıyor.
Küresel piyasalara yansımaları
ABD'nin cari açığındaki artış, küresel dengesizliklerin devam ettiğine işaret ediyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin döviz kurları ve sermaye akımları üzerinde etkili olan bu durum, uluslararası yatırımcıların risk iştahını da etkileyebilir. Analistler, cari açığın GSYİH'ya oranının yüzde 3,2 seviyesinde olduğunu ve bu oranın sürdürülebilir seviyelerde kaldığını ifade ediyor. Ancak düzensiz bir büyüme, ticaret savaşları veya enerji fiyatlarındaki ani yükselişler, açığın daha da genişlemesine yol açabilir.
ABD'nin cari açığı, doların rezerv para statüsü sayesinde şimdilik sorunsuz finanse edilebiliyor. Ancak Çin, Japonya ve diğer büyük alacaklı ülkelerin ABD tahvillerine olan talebindeki değişimler yakından takip ediliyor. Finansal piyasalarda, açığın büyümesinin kısa vadede dolar üzerinde baskı yaratmayacağı, ancak uzun vadede rekabetçilik kaygılarını artırabileceği değerlendiriliyor.
ABD cari işlemler dengesinin önümüzdeki çeyreklerde nasıl bir seyir izleyeceği, küresel ticaret politikaları ve enerji fiyatları başta olmak üzere birçok faktöre bağlı. Uzmanlar, yılın ikinci çeyreğinde açığın daralma potansiyeli olduğunu, ancak bunun için ABD'de iç talebin yavaşlaması ve ihracatın canlanması gerektiğini belirtiyor. Özellikle temiz enerji ve teknoloji alanındaki yatırımların ihracatı artırıcı etkisi merakla bekleniyor.
Sonuç olarak, ABD'nin cari açığındaki bu artış, küresel ekonominin kırılganlıklarını bir kez daha gözler önüne serdi. Yüksek tüketim alışkanlıkları ve tasarruf oranlarının düşüklüğü, ABD'yi dış finansmana bağımlı kılmaya devam ediyor. Öte yandan, doların baskın rolü bu açığın şimdilik bir krize dönüşmesini engelliyor. Ancak yapısal reformlar yapılmadığı takdirde, cari açık ABD ekonomisinin kırılgan noktalarından biri olmaya devam edecek.