ABD Hazine Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, federal hükümetin ağustos ayı bütçe açığı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 52 azalarak 167 milyar dolara geriledi. Bu rakam, piyasa analistlerinin 230 milyar dolar seviyesindeki beklentilerinin oldukça altında kaldı. Ancak mali yılın ilk 11 ayında biriken toplam bütçe açığı 1,97 trilyon dolar ile devasa boyutunu korudu. Ülkenin borç yükü ve mali sürdürülebilirlik tartışmaları, açığın yıl sonunda 2 trilyon doları aşabileceğine işaret ediyor.
Ağustos Ayındaki Keskin Düşüşün Nedenleri
Ağustos ayındaki açık düşüşü, büyük ölçüde hükümetin gelirlerindeki artıştan kaynaklandı. Hazine Bakanlığı'nın raporuna göre, federal gelirler geçen yılın ağustos ayına göre yüzde 12 artarak 380 milyar dolara ulaştı. Bu artışta, kurumlar vergisi tahsilatlarındaki yükseliş ve kişisel gelir vergisi ödemelerindeki güçlü seyir etkili oldu. Öte yandan, federal harcamalar aynı dönemde yüzde 8 azalarak 547 milyar dolara geriledi. Harcamalardaki düşüşte, geçen yılın ağustos ayında yapılan büyük çaplı altyapı ve sosyal yardım ödemelerinin bu yıl tekrarlanmaması belirleyici oldu.
Bütçe açığındaki iyileşmeye rağmen, 11 aylık kümülatif açık 1,97 trilyon dolar ile tarihsel olarak yüksek seviyesini korudu. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 2,1 trilyon dolar seviyesindeydi. Yani açık, bir önceki yıla göre yalnızca yüzde 6 oranında azaldı. Bu durum, yapısal mali sorunların devam ettiğini gösteriyor.
Mali Yılın Genel Görünümü ve Piyasa Etkileri
ABD'nin mali yılı eylül ayında sona eriyor. Önümüzdeki haftalarda eylül ayı verilerinin açıklanmasıyla birlikte 2024 mali yılı bütçe açığının netleşmesi bekleniyor. Ekonomistler, yıl sonunda açığın 2 trilyon doları aşabileceğini öngörüyor. Bu durum, federal borç stokunun 35 trilyon doları aşmasına ve borç/GSYH oranının yüzde 120'nin üzerine çıkmasına neden olabilir.
Bütçe açığındaki seyir, tahvil piyasaları üzerinde de etkili oluyor. Hazine'nin artan borçlanma ihtiyacı, tahvil arzını yükselterek faiz oranları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. 10 yıllık ABD tahvil faizi, son haftalarda yüzde 4,5 seviyelerinde dalgalanıyor. Yüksek faiz ortamı, hem hükümetin borçlanma maliyetini artırıyor hem de özel sektör yatırımlarını olumsuz etkiliyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve diğer küresel kuruluşlar, ABD'nin mali konsolidasyon ihtiyacına dikkat çekiyor. IMF, ABD'nin orta vadede borç/GSYH oranını istikrara kavuşturmak için vergi artışı ve harcama kesintisi içeren kapsamlı bir plana ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Ancak siyasi kutuplaşma nedeniyle bu tür adımların atılması zor görünüyor.
Siyasi ve Ekonomik Bağlam
ABD'de başkanlık seçimlerine doğru yaklaşılırken, bütçe açığı ve borç yükü önemli bir tartışma konusu haline geldi. Başkan Joe Biden yönetimi, ekonomik toparlanma ve altyapı yatırımlarının açığı azaltacağını savunurken, muhalefetteki Cumhuriyetçiler harcamaların kontrolsüz arttığını ve enflasyonu körüklediğini öne sürüyor. Kongre'deki bütçe müzakereleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da çekişmeli geçiyor.
Diğer taraftan, Federal Reserve'in para politikası da mali görünümü etkiliyor. Faiz oranlarının yüksek seyretmesi, hükümetin borçlanma maliyetini artırıyor. Fed'in faiz indirimine gitmesi durumunda borçlanma maliyetlerinin bir miktar düşmesi bekleniyor. Ancak enflasyonun seyri, Fed'in manevra alanını sınırlıyor. Son açıklanan enflasyon verileri, fiyat baskılarının henüz tam olarak kontrol altına alınamadığını gösteriyor.
ABD'nin bütçe açığı, küresel ekonomi için de risk oluşturuyor. Dünyanın en büyük ekonomisinin borçlanma ihtiyacı, küresel tasarrufları emerek diğer ülkelerin finansman maliyetlerini artırabilir. Ayrıca, olası bir borç temerrüdü veya hükümet kapanması, piyasalarda dalgalanmaya yol açabilir. Kongre'nin bütçe anlaşmazlığı nedeniyle geçmişte yaşanan hükümet kapanmaları, ekonomik büyümeyi olumsuz etkilemişti.
Sonuç olarak, ağustos ayındaki iyileşmeye rağmen ABD'nin mali durumu kırılganlığını koruyor. Yapısal reformlar ve siyasi uzlaşı sağlanmadan bütçe açığının sürdürülebilir bir patikaya oturması zor görünüyor. Önümüzdeki dönemde açıklanacak veriler ve Kongre'deki bütçe görüşmeleri, ülkenin mali geleceğini belirleyecek.