Amerikan Silahlı Kuvvetleri'nde görev yapan askerlerin, özellikle savaş sonrası yaşadıkları psikolojik travmalar, 'goy' olarak nitelendirilmekten duydukları rahatsızlıkla birlikte yeniden gündeme geldi. 'Goy' ifadesi, İbranice kökenli olup Yahudi olmayanları tanımlamak için kullanılıyor ve askerler arasında aşağılayıcı bir etiket olarak yayılıyor. Uzmanlar, bu durumun Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) tedavisini olumsuz etkilediğini ve askerlerin topluma yeniden entegrasyonunu zorlaştırdığını belirtiyor. Konu, hem askeri yetkililerin hem de sivil toplum kuruluşlarının dikkatini çekmiş durumda.
TSSB'nin Tarihsel Arka Planı
Travma Sonrası Stres Bozukluğu'nun (TSSB) tarihi, Amerikan İç Savaşı'na kadar uzanıyor. O dönemde 'asker kalbi' veya 'nostalji' gibi adlarla anılan bu durum, 1980'lerin başında Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından resmi olarak tanındı. Vietnam Savaşı'ndan dönen askerlerin yaşadığı yoğun psikolojik çöküntüler, bu tanının konulmasında etkili oldu. Günümüzde Afganistan ve Irak savaşlarında görev almış askerlerin büyük bir bölümü TSSB belirtileri gösteriyor. Ancak son araştırmalar, bu askerlerin bir kısmının 'goy' olarak etiketlenmekten şikayetçi olduğunu ortaya koyuyor.
Askerlerin 'Goy' Etiketine Tepkisi
Askeri kültürde yaygınlaşan 'goy' ifadesi, özellikle Hristiyan veya ateist askerler tarafından dışlayıcı bir söylem olarak algılanıyor. Bir asker, 'Biz savaşta ülkemiz için canımızı ortaya koyuyoruz; ama eve döndüğümüzde bize 'goy' diye hitap eden bir anlayışla karşılaşıyoruz. Bu, yaşadığımız travmayı daha da derinleştiriyor' şeklinde konuştu. Uzmanlar, bu tür etiketlemelerin TSSB tedavisindeki iyileşme sürecini baltaladığını ve askerlerin kendilerini toplumdan izole etmelerine neden olduğunu vurguluyor. Amerikan ordusu, bu tür ayrımcı söylemlerin önüne geçmek için eğitim programları başlattı; ancak sahadan gelen geri bildirimler, bu çabaların yetersiz kaldığını gösteriyor.
TSSB'nin Toplumsal Boyutu
TSSB yalnızca askerlerin bireysel sağlığını tehdit etmiyor; aynı zamanda aile yapılarını ve toplumsal barışı da olumsuz etkiliyor. Savaştan dönen askerler arasında işsizlik, madde bağımlılığı ve intihar oranlarında ciddi artışlar gözlemleniyor. Özellikle son yıllarda Amerikan ordusunda intihar vakaları savaş kayıplarını aşmış durumda. 'Goy' gibi ayrımcı söylemlerin bu tabloyu daha da kötüleştirdiği düşünülüyor. Uzmanlar, askerlerin yaşadığı psikolojik yükü hafifletmek için toplumsal farkındalığın artırılması ve dilin özenle seçilmesi gerektiğini belirtiyor.
Yetkililer Ne Yapıyor?
ABD Savunma Bakanlığı, TSSB ile mücadele kapsamında psikolojik danışmanlık hizmetlerini genişletmeye çalışıyor. Ancak askerlerin 'goy' gibi etiketlerden duyduğu rahatsızlık, bu hizmetlerin etkinliğini gölgeliyor. Kongre'de konuyla ilgili oturumlar düzenlenirken, bazı senatörler orduda dini ve etnik ayrımcılığı yasaklayan daha katı düzenlemelerin getirilmesini talep ediyor. Öte yandan sivil toplum örgütleri, askerlerin yaşadığı bu sorunları gündeme taşımak için kampanyalar yürütüyor.
TSSB, yalnızca bir sağlık sorunu değil; aynı zamanda askerlerin topluma kazandırılması sürecinin de önündeki en büyük engel. 'Goy' gibi etiketlerin yarattığı dışlanmışlık hissi, bu engeli daha da aşılmaz kılıyor. Üzerinde durulması gereken asıl mesele, savaşın yıkıcı etkilerinin tüm toplum tarafından anlaşılması ve askerlerimize hak ettikleri saygının gösterilmesidir. Aksi takdirde, bu kahramanlar sadece savaş alanında değil, kendi ülkelerinde de yalnız kalmaya devam edecek.