ABD'nin arabuluculuğunda İsrail ve Lübnan arasında yürütülen beşinci tur diplomatik görüşmeler, bugün imzalanan üçlü bir çerçeve anlaşmasıyla sonuçlandı. Anlaşma, İsrail güçlerinin Lübnan sınırından çekilmesi ve sınır hattında güvenlik düzenlemeleri gibi kritik başlıkları içeriyor. Taraflar, bu adımın uzun süredir devam eden ihtilafların çözümüne yönelik diplomatik sürecin ilk somut aşaması olduğunu belirtiyor.
Anlaşmanın detayları
Üçlü anlaşma, İsrail ve Lübnan arasında 2006'dan bu yana en kapsamlı diplomatik mutabakat olarak değerlendiriliyor. Görüşmelerde, sınırın her iki tarafında da askeri varlığın azaltılması, BM Geçici Görev Gücü'nün (UNIFIL) rolünün güçlendirilmesi ve sivil halkın güvenliğinin sağlanması gibi maddeler üzerinde uzlaşıldı. Özellikle İsrail'in Lübnan hava sahasına yönelik ihlallerinin sona erdirilmesi de anlaşmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.
Anlaşma metninde, tarafların egemenlik haklarına saygı gösterilmesi ve uluslararası sınırların tanınması vurgulanırken, gelecekteki müzakerelere zemin hazırlayacak bir mekanizma kurulması da öngörülüyor. Bu mekanizma kapsamında, ihlallerin izlenmesi ve şikayetlerin değerlendirilmesi için ortak bir komite oluşturulması planlanıyor.
Diplomatik süreç ve tepkiler
Görüşmeler, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde ve Başkanlık Özel Temsilcisi Amos Hochstein'ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Beş tur süren müzakerelerde, tarafların kırmızı çizgileri aşılmaya çalışılırken, anlaşmanın imzalanması büyük bir diplomatik başarı olarak nitelendirildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmayı "ülkenin kuzey sınırında istikrar için atılmış önemli bir adım" olarak değerlendirirken, Lübnan Başbakanı Necip Mikati ise "egemenliğimizin korunması yönünde bir kazanım" ifadelerini kullandı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise yaptığı açıklamada, "Bu anlaşma, Orta Doğu'da kalıcı barış vizyonunun somut bir yansımasıdır" dedi.
Anlaşma, uluslararası toplumda genel olarak olumlu karşılanırken, bazı kesimler uygulamanın izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle Lübnan'da Hizbullah'ın anlaşmaya uyum sağlayıp sağlamayacağı, sürecin en kritik soru işaretlerinden biri olarak öne çıkıyor.
İsrail-Lübnan anlaşmazlığı, 1948'den bu yana birçok kez sıcak çatışmaya dönüşmüş, en son 2006 yazında 34 gün süren savaşta büyük yıkıma yol açmıştı. Bugün imzalanan anlaşma, iki ülke arasında 1991'deki Madrid Konferansı'ndan bu yana en kapsamlı diplomatik girişim olarak kayıtlara geçiyor. Ancak anlaşmanın kalıcı barışa dönüşüp dönüşmeyeceği, tarafların iyi niyetini korumasına ve uluslararası desteğin devamına bağlı görünüyor.