Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, ABD'nin vize vermemesi nedeniyle gelecek hafta New York'ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na video konferans yoluyla hitap edecek. Konuya ilişkin karar tasarısı, BM Genel Kurulu'nda 152 oyla kabul edildi. Oylamada üç ülke karşı çıkarken, dört ülke çekimser kaldı.
BM Genel Kurulu'ndan ezici çoğunlukla destek
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapılan oylamada, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın Genel Kurul'a video konferans yoluyla hitap etmesini öngören karar tasarısı geniş bir destekle kabul edildi. 193 üyeli Genel Kurul'da 152 ülke tasarı lehinde oy kullandı. ABD, İsrail ve bir diğer ülke karşı oy verirken, dört ülke çekimser kaldı. Karar tasarısı, Abbas'ın New York'a gitmesine gerek kalmadan, video bağlantısı aracılığıyla Genel Kurul'a seslenmesinin önünü açıyor.
BM Genel Kurulu kararları bağlayıcı olmasa da, bu oylama Filistin'e verilen uluslararası desteğin bir göstergesi olarak yorumlandı. ABD'nin vizeleri askıya alması, Filistin heyetinin New York'a seyahat etmesini fiilen engellemişti. Karar tasarısı, bu engeli aşmak için diplomatik bir çözüm olarak sunuldu.
ABD'nin vize engeli ve diplomatik gerilim
ABD yönetimi, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve beraberindeki heyete vize vermeyi reddetmişti. Washington yönetimi, vize başvurularını güvenlik gerekçeleriyle askıya aldığını açıklamış, ancak Filistin tarafı bu kararı siyasi bir hamle olarak değerlendirmişti. ABD'nin kararı, Filistin yönetiminin BM çatısı altında sesini duyurmasını engellemeye yönelik bir adım olarak eleştirildi.
Filistin'in BM Daimi Gözlemcisi Riyad Mansur, oylama öncesinde yaptığı konuşmada, ABD'nin vize kararının uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu. Mansur, "Bu karar, Filistin halkının sesini susturmaya yönelik bir girişimdir. Ancak biz BM çatısı altında sesimizi duyurmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Oylamanın ardından Mansur, sonucun Filistin için bir diplomatik zafer olduğunu belirtti.
ABD'nin BM Daimi Temsilcisi ise oylama sonrası yaptığı açıklamada, kararın "verimsiz" olduğunu ve doğrudan müzakerelerin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. İsrail yönetimi de kararı kınayarak, Filistin'in BM'yi siyasi amaçları için kullandığını iddia etti.
Abbas'ın konuşmasında beklenen mesajlar
Mahmud Abbas'ın video konferans yoluyla yapacağı konuşmada, Filistin davasının uluslararası alanda daha fazla tanınması çağrısında bulunması bekleniyor. Abbas'ın özellikle İsrail'in yerleşim faaliyetleri, Gazze'deki insani durum ve Doğu Kudüs'teki ihlallere değinmesi öngörülüyor. Ayrıca, Filistin'in bağımsız bir devlet olarak tanınması için daha fazla ülkeye çağrı yapması muhtemel.
Filistin yönetimi, son yıllarda BM ve diğer uluslararası platformlarda aktif bir diplomasi yürütüyor. Abbas'ın konuşması, Filistin'in iki devletli çözüm vizyonunu yeniden gündeme taşımayı amaçlıyor. Ancak ABD'nin tutumu ve İsrail'in sert muhalefeti, bu girişimlerin önündeki en büyük engeller olarak duruyor.
Uluslararası tepkiler ve oylamanın anlamı
Oylamanın sonucu, uluslararası toplumun Filistin konusunda bölünmüş olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğu tasarı lehinde oy kullanırken, ABD ve İsrail'in yanı sıra birkaç ülke karşı çıktı. Çekimser kalan ülkeler arasında ise bazı Orta Doğu ülkeleri yer aldı.
Uzmanlar, bu oylamanın Filistin'in BM'deki diplomatik ağırlığını artırdığını belirtiyor. Ancak sembolik önemine rağmen, kararın sahada somut bir değişiklik yaratması beklenmiyor. ABD'nin Güvenlik Konseyi'ndeki veto yetkisi, Filistin'in tam üyelik gibi hedeflerine ulaşmasını zorlaştırıyor.
Öte yandan, karar tasarısı, BM Genel Kurulu'nun pandemi sonrası dönemde hibrit toplantı formatını benimsemesinin bir sonucu olarak da görülüyor. Video konferans yoluyla hitap imkânı, daha önce bazı liderler için de kullanılmıştı. Ancak bu kez, teknik bir imkânın siyasi bir krizi aşmak için kullanılması dikkat çekici.
Bundan sonra ne olacak?
Mahmud Abbas'ın video konferans yoluyla yapacağı konuşma, gelecek hafta Genel Kurul'un yüksek düzeyli oturumlarında gerçekleşecek. Filistin heyeti, New York'ta fiziksel olarak bulunamayacak olsa da, konuşma canlı olarak tüm üye ülkelere iletilecek. Abbas'ın konuşmasının ardından Filistin yönetiminin, BM nezdinde yeni girişimler başlatması bekleniyor.
ABD'nin vize kararı, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim hattı oluşturmuş durumda. Washington'un bu tutumu, Filistin yönetiminin uluslararası alanda daha fazla destek arayışına girmesine neden olabilir. Avrupa Birliği ve bazı Arap ülkeleri, ABD'yi kararından vazgeçmeye çağırdı ancak şu ana kadar bir geri adım gelmedi.
BM Genel Kurulu'ndaki oylama, Filistin'in diplomatik mücadelesinde önemli bir kilometre taşı olarak kaydedildi. Ancak Filistin halkının temel sorunları — işgal, yerleşim faaliyetleri, ekonomik kısıtlamalar — için kalıcı bir çözüm henüz ufukta görünmüyor. Uluslararası toplumun bu konudaki etkisizliği, BM kararlarının bağlayıcılık eksikliğiyle birleşince, Filistin davası siyasi bir çıkmazda kalmaya devam ediyor. Yine de Abbas'ın konuşması, en azından Filistin'in sesinin duyulması için bir fırsat yaratacak.