Avrupa Birliği üye ülkeleri, sığınmacı başvurularının değerlendirilmesi amacıyla üçüncü ülkelerde geri dönüş merkezleri kurulması konusunda siyasi uzlaşıya vardı. İtalya’nın Arnavutluk ile imzaladığı anlaşmayla hayata geçirdiği “dış merkez” modeli, diğer üyeler tarafından da benimsenirken, Almanya, Avusturya, Danimarka, Hollanda ve Yunanistan henüz adı açıklanmayan üçüncü ülkelerle müzakerelerini sürdürüyor. Uygulamaların yürürlüğe girmesi için Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nun onayı gerekiyor.
AB’nin yeni sığınma stratejisi
Brüksel’deki son zirvede liderler, sığınmacı başvurularının AB dışında sonuçlandırılmasını öngören planı destekledi. Plan kapsamında, başvurusu reddedilenlerin doğrudan üçüncü ülkelere gönderilmesi veya süreç boyunca bu merkezlerde tutulması hedefleniyor. İtalya, Arnavutluk’ta yaklaşık 3 bin kişi kapasiteli iki merkez kurarken, yılda 36 bin başvuruyu işleme almayı planlıyor. Diğer ülkelerin de benzer kapasiteler için görüşmeler yaptığı belirtiliyor.
Hukuki ve siyasi engeller
Uzmanlar, AB üyesi olmayan bir ülkede sığınmacı işlemlerinin yürütülmesinin uluslararası hukuk açısından tartışmalı olduğunu vurguluyor. İnsan hakları örgütleri, bu uygulamanın sığınma hakkını ihlal edebileceği uyarısında bulunuyor. Ancak AB içinde artan göç karşıtı söylem ve bazı ülkelerin sınır kontrollerini sıkılaştırması, hükümetleri alternatif arayışlara itiyor. Avrupa Parlamentosu’nda özellikle Yeşiller ve Sosyalist grup, plana karşı çıkarken, Hristiyan Demokratlar ve aşırı sağ partiler destek veriyor.
Türkiye ile işbirliği de gündemde
AB Komisyonu, geri dönüş merkezleri konusunda Türkiye ile de görüşmelerin sürdüğünü doğruladı. 2016 tarihli göç anlaşması çerçevesinde Türkiye’ye yapılan mali yardımların artırılması ve vize serbestisi konularının da masada olduğu ifade ediliyor. Ankara ise yeni bir anlaşma için somut adımlar beklediğini açıkladı.
Geri dönüş merkezleri uygulaması, AB ülkelerinin sığınma sistemlerindeki yükü hafifletmeyi amaçlasa da, etkinliği ve hukuki boyutu henüz netlik kazanmış değil. Önümüzdeki aylarda yapılacak oylamalar, Avrupa’nın göç politikasının geleceğini belirleyecek.