Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Eşitlik, Hazırlıklılık ve Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Hadja Lahbib, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun orduya verdiği Gazze Şeridi'nde işgal edilen alanların yüzde 70'e çıkarılması talimatına tepki gösterdi. Lahbib, bu adımın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bölgedeki insani krizi derinleştireceğini belirtti.
AB'den güçlü kınama
Hadja Lahbib, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in Gazze'deki işgalini genişletme planının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Lahbib, "Gazze Şeridi'nde işgal altındaki toprakların yüzde 70'e çıkarılması, uluslararası toplumun defalarca uyardığı bir kırmızı çizginin aşılması anlamına geliyor. Bu, Filistin halkının yaşam alanlarını daraltmakta ve barış umutlarını yok etmektedir." ifadelerini kullandı. AB yetkilisi, İsrail'i derhal bu karardan vazgeçmeye çağırdı.
Netanyahu'nun talimatı ve arka planı
İsrail Başbakanı Netanyahu, geçtiğimiz günlerde orduya, Gazze Şeridi'nde kontrol edilen bölgelerin yüzde 70'e çıkarılması için plan hazırlanması talimatı verdi. Halihazırda İsrail ordusu, Gazze'nin yaklaşık yüzde 40'ını fiilen kontrol ediyor. Netanyahu'nun bu hamlesi, aşırı sağcı koalisyon ortaklarının baskısıyla geldi. Analistlere göre, Netanyahu siyasi geleceğini garanti altına almak için sertlik yanlısı söylemlere yöneliyor.
İsrail'in Gazze'deki işgali, 7 Ekim 2023'te başlayan çatışmaların ardından büyük ölçüde genişlemişti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalarda şu ana kadar 35 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 80 bine yakın kişi yaralandı. Gazze'deki altyapının yüzde 70'inden fazlası hasar gördü veya yok oldu.
Uluslararası toplumdan tepkiler
AB'nin yanı sıra Birleşmiş Milletler, Arap Birliği ve birçok ülke de Netanyahu'nun talimatını kınadı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Gazze'de işgalin genişletilmesi, ateşkes çağrılarına açık bir meydan okumadır. Bu, insani felaketi daha da kötüleştirecektir." dedi. ABD yönetimi ise daha temkinli bir dil kullanarak, "İsrail'in kendini savunma hakkı var ancak sivil kayıpların azaltılması ve insani yardımın ulaştırılması için adımlar atılmalı" açıklaması yaptı.
Filistin yönetimi, işgalin genişletilmesini "soykırım planı" olarak nitelendirdi. Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nabil Ebu Rudeine, "Bu karar, uluslararası toplumun iradesine ve tüm barış çabalarına karşı bir darbedir. Filistin halkı asla işgali kabul etmeyecektir." ifadelerini kullandı.
Ekonomik boyut ve bölgesel etkiler
Uzmanlar, işgalin genişlemesinin bölgesel ekonomik istikrarsızlığı derinleştireceği uyarısında bulunuyor. Gazze'deki yıkımın yeniden inşası için milyarlarca dolarlık yatırım gerekecek. Bu durum, başta Mısır, Ürdün ve Lübnan olmak üzere komşu ülkelerin ekonomilerini de olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımına ilişkin gerilimlerin artmasından endişe ediliyor.
Öte yandan, İsrail'deki ekonomik göstergeler de olumsuz etkileniyor. Shekel son haftalarda değer kaybederken, ülkenin kredi notu düşürülme riskiyle karşı karşıya. Tel Aviv Borsası'nda savunma hisseleri yükselirken, turizm ve teknoloji sektörlerinde durgunluk yaşanıyor.
Değerlendirme: Diplomatik çözüm mü, daha fazla çatışma mı?
Netanyahu'nun işgalı genişletme talimatı, bölgede ateşkes ve kalıcı barış umutlarını zayıflatıyor. AB'nin sert tepkisi, uluslararası toplumun bu politikayı kabul etmeyeceğini gösteriyor. Ancak, Netanyahu'nun koalisyon ortaklarının baskısı ve iç siyasi hesaplar, bu karardan geri adım atmasını zorlaştırıyor. Orta Doğu'da barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerektiği bir kez daha teyit edilirken, İsrail'in tek taraflı adımları bölgeyi daha büyük bir güvensizliğe sürüklüyor. Uluslararası toplumun, insani krizi hafifletmek ve kalıcı bir çözüm bulmak için daha etkili diplomasi yürütmesi kaçınılmaz görünüyor.