Antalya'da 2018 yılında kaybolan Elena Beyder Usluca'nın (38) ölümüyle ilgili 7 yıl sonra çarpıcı bir itiraf geldi. Gözaltına alınan eşi Hakan Usluca'nın (42) yer göstermesiyle Aksu ilçesindeki ormanlık alanda Elena'ya ait kemikler bulundu. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede Usluca, cinayeti satır satır itiraf ederek eşini öldürdüğünü ve sesini taklit ederek yakınlarını yanılttığını söyledi.
Olayın Perde Arkası
Elena Beyder Usluca, 2018 yılının Ağustos ayında bir gece evden çıktıktan sonra bir daha dönmedi. Ailesi ve arkadaşları kayıp başvurusunda bulundu, ancak yapılan aramalarda hiçbir ize rastlanmadı. Yıllar süren soruşturma sonucunda polis, eşi Hakan Usluca'dan şüphelenmeye başladı. 2025 yılının başında gözaltına alınan Usluca, ifadesinde eşini bir tartışma sırasında öldürdüğünü ve cesedini Aksu'daki ormanlık alana gömdüğünü itiraf etti.
İddianameye göre Usluca, cinayetin ardından Elena'nın telefonunu kullanarak yakınlarına mesajlar attı ve sesini taklit ederek kısa telefon görüşmeleri yaptı. Bu sayede kayıp ihbarının gecikmesini sağladı. Olay yerinde yapılan kazıda, Elena'ya ait kemiklerin yanı sıra, cinayette kullanıldığı düşünülen bir bıçak da bulundu.
İddianame Detayları
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Hakan Usluca, 'kasten öldürme' ve 'delil karartma' suçlamalarıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanacak. İddianamede tanık ifadelerine ve dijital verilere yer verildi. Usluca'nın cinayet öncesinde eşiyle sık sık tartıştığı, maddi sorunlar yaşadığı ve şiddet eğilimli olduğu belirtildi.
Elena'nın ailesi, kararın açıklanmasının ardından adalet çağrısında bulundu. Aile avukatı, "7 yıl boyunca Elena'nın başına ne geldiğini bilmeden yaşadık. Katilin en yakını olduğu ortaya çıktı. Hakan'ın en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi.
Davanın ilk duruşması önümüzdeki ay Antalya Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Olay, kadın cinayetlerine karşı mücadele eden sivil toplum kuruluşlarının da tepkisini çekti. Birçok dernek, kadınların en yakınları tarafından öldürülmesinin önlenmesi için caydırıcı cezalar talep etti.
Bu tür vakalar, Türkiye'de kadına yönelik şiddetin boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Elena'nın ölümü, kayıp vakalarının çoğu zaman aile içi şiddetle bağlantılı olduğunu hatırlatıyor. Uzmanlar, kayıp ihbarlarında eş ve yakın akrabaların ilk sırada şüpheli olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.