İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve gazeteci Cem Küçük'ün de aralarında bulunduğu soruşturma kapsamında tutuklanan iş insanı Tahir Sarıkaya'nın mali hareketliliği, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından mercek altına alındı. Edinilen bilgilere göre, Sarıkaya'nın eşi Rabia Arslan Sarıkaya adına kayıtlı şirketler üzerinden 560 milyon liralık bir para hareketi tespit edildi. Bu şirketlerin paravan olarak kullanılıp kullanılmadığı ve söz konusu paranın kripto varlık ile yasa dışı kumar sitelerine aktarılıp aktarılmadığı araştırılıyor.
MASAK Raporu: 560 Milyon TL'lik Hareketlilik
MASAK'ın hazırladığı ön rapora göre, Rabia Arslan Sarıkaya'nın ortağı veya sahibi olduğu düşünülen birden fazla şirketin banka hesapları arasında kısa sürede yüksek tutarlı transferler gerçekleşti. Toplamda 560 milyon TL'yi bulan bu hareketliliğin, herhangi bir mal veya hizmet satışına dayanmayan "danışmanlık", "reklam" ve "yazılım geliştirme" gibi fatura kalemleriyle gösterildiği iddia ediliyor. Söz konusu şirketlerin fiziki bir ofisinin veya çalışanının bulunup bulunmadığı ise henüz netlik kazanmadı. Mali polis, şirketlerin merkez adreslerinde incelemelerde bulundu; bazı adreslerde yalnızca sanal ofis hizmeti verildiği öğrenildi.
Kripto ve Kumar Trafiği İddiası
Soruşturmanın odak noktalarından biri de paranın nereye gittiği. İddialara göre, paravan şirketler üzerinden toplanan fonlar, yurt dışındaki kripto borsalarına ve yasa dışı bahis-kumar sitelerine aktarıldı. MASAK, şirket hesaplarından yapılan transferlerin bir kısmının kripto varlık alım-satım platformlarına, bir kısmının ise Malta ve Kıbrıs merkezli ödeme kuruluşlarına gönderildiğini belirledi. Tahir Sarıkaya'nın doğrudan kripto para ticaretiyle ilgilenmediği, ancak eşinin şirketleri üzerinden bu ekosisteme kaynak aktarıldığı öne sürülüyor. Sarıkaya'nın avukatları ise suçlamaları reddederek, "Ticari faaliyetlerin tamamen yasal olduğunu, eşinin kendi işleri olduğunu" savunuyor.
Soruşturmanın Arka Planı
Tahir Sarıkaya, geçtiğimiz haftalarda Cem Küçük'e yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Sarıkaya'nın, Cem Küçük ile olan ticari ilişkileri ve medya dünyasındaki bağlantıları soruşturmanın genişlemesine yol açtı. MASAK'ın yanı sıra Vergi Denetim Kurulu da Sarıkaya ailesinin şirketleri üzerinde inceleme başlattı. Vergi müfettişleri, şirketlerin son üç yıllık bilançolarını, KDV iadelerini ve ihracat kayıtlarını masaya yatırdı. Uzmanlar, bu tür davalarda paravan şirket yapılarının genellikle "kara para aklama" suçlamasıyla birleştiğini belirtiyor. Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesi kapsamında yürütülen soruşturmada, şüphelilerin mal varlıklarına tedbir kararı konulması da gündemde.
Ne Olmuştu?
Cem Küçük soruşturması, geçtiğimiz ay İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir dosya kapsamında başlamıştı. Soruşturma kapsamında aralarında iş insanlarının ve medya çalışanlarının bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Tahir Sarıkaya'nın tutuklanmasıyla birlikte mali bağlantılar daha geniş bir şekilde incelenmeye başlandı. Sarıkaya'nın eşi Rabia Arslan Sarıkaya hakkında ise henüz resmi bir gözaltı veya tutuklama kararı bulunmuyor. Ancak savcılık, Sarıkaya'nın şirketlerinin yönetiminde fiilen yer alıp almadığını araştırıyor. Öte yandan, kripto para borsaları ve ödeme kuruluşları da MASAK'a gerekli bilgileri sağlamak üzere harekete geçti. Soruşturmanın önümüzdeki günlerde yeni şüphelilerin eklenmesiyle genişlemesi bekleniyor.
Bu tür davalar, Türkiye'de finansal şeffaflık ve kara para aklama ile mücadelede önemli bir sınav niteliğinde. 560 milyon TL'lik bir hareketliliğin paravan şirketler üzerinden yapılması, vergi kaçakçılığından terör finansmanına kadar geniş bir yelpazede endişelere yol açıyor. Soruşturmanın sonucu, sadece Sarıkaya ailesini değil, benzer yapılanmaları da yakından ilgilendiriyor. Kamuoyu, MASAK'ın nihai raporunu ve savcılığın atacağı adımları bekliyor.