Manisa'da 43 yıl boyunca hizmetçi olarak çalışan Kalbiye Sağlam (62), DNA testi sonucu iş insanı Niyazi Üzmez'in (88) öz kızı olduğunu öğrendi. Üzmez'in vefatının ardından ortaya çıkan bu gerçek, milyarlık mirasın paylaşımında yeni bir dönemi başlattı. Sağlam, mahkeme yoluyla babalık ve miras hakkını talep ediyor. Olay, aile hukuku ve DNA testlerinin miras davalarındaki önemini bir kez daha gündeme getirdi.
DNA testiyle gelen şok gerçek
Kalbiye Sağlam, 18 yaşında başladığı hizmetçilik işinde 43 yıl boyunca Niyazi Üzmez'in evinde çalıştı. Üzmez, Manisa'nın tanınmış iş insanlarındandı. Sağlam, yıllar boyunca kendisine iyi davranıldığını ancak aile bağlarına dair hiçbir ipucu olmadığını belirtti. Üzmez'in 2023'te ölümünün ardından, aile avukatı tarafından yapılan bir DNA testi, Sağlam'ın Üzmez'in biyolojik kızı olduğunu ortaya koydu. Test sonuçları, Sağlam ile Üzmez arasındaki baba-kız ilişkisini %99,9 oranında doğruladı.
Yıllar süren sessizlik ve mahkeme süreci
Sağlam, öğrendiği gerçek karşısında şoke olduğunu ve yıllarca neden söylenmediğini anlayamadığını ifade etti. Üzmez'in yasal varisleri ise iddiaya itiraz ederek, DNA testinin usulsüz yapıldığını öne sürdü. Ancak mahkeme, ikinci bir DNA testi için karar aldı. Sağlam'ın avukatı, müvekkilinin 43 yıllık emeğinin karşılığını alması gerektiğini ve Üzmez'in mal varlığının büyük bir kısmını kapsayan mirastan pay talep ettiğini açıkladı.
Miras hukukunda DNA testinin önemi
Bu dava, Türkiye'de miras hukukunda DNA testlerinin kanıt değerini bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, babalık davalarında DNA testlerinin kesin delil olarak kabul edildiğini ancak usulüne uygun yapılmış olması gerektiğini vurguluyor. Olay, aynı zamanda işçi-işveren ilişkilerinin aile bağlarına dönüşebileceği nadir örneklerden biri olarak dikkat çekiyor.
Bağımsız değerlendirme ve bağlam
Kalbiye Sağlam'ın hikayesi, yıllarca emek verdiği bir ailede aslında kan bağı olduğunu öğrenmesiyle dramatik bir boyut kazanıyor. DNA teknolojisinin gelişmesi, geçmişte gizli kalmış aile sırlarını gün yüzüne çıkarabiliyor. Ancak bu tür davalar, hem duygusal hem de hukuki açıdan karmaşık süreçleri beraberinde getiriyor. Sağlam'ın talebi, adaletin yerini bulması açısından emsal teşkil edebilir. Türkiye'de miras davalarında DNA testlerinin kullanımı giderek yaygınlaşıyor ve bu dava da bu alandaki önemli örneklerden biri olarak kayıtlara geçiyor.