Kahramanmaraş'ta yaşayan 28 yaşındaki İsmail Yiğit, son zamanlarda artan yorgunluk ve nefes darlığı şikayetleri üzerine hastaneye başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda genç adamın kalbinde doğuştan gelen iki ciddi anomalisi olduğu ortaya çıktı: Kalbinde delik vardı ve dört damarı ters yerleşimliydi. Bu nedenle kalbin sol tarafına gitmesi gereken kirli kan, sağ tarafa dökülüyordu.
Şikayetlerin Ardından Gelen Şok Teşhis
İsmail Yiğit, uzun süredir devam eden halsizlik ve çabuk yorulma sorunlarını önemsememişti. Ancak nefes almakta zorlanmaya başlayınca ailesinin ısrarıyla Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gitti. Kardiyoloji uzmanları tarafından yapılan ekokardiyografi ve anjiyografi gibi detaylı incelemeler, Yiğit'in kalbinde doğuştan gelen bir delik (ventriküler septal defekt) ve dört damarın ters yönlendirildiği bir durum olduğunu gösterdi. Normalde temiz kanı vücuda pompalayan sol kalp odacığına giden damarların ters bağlanması nedeniyle, oksijensiz kan sürekli olarak akciğerlere ve vücuda pompalanıyordu. Bu durum, kalbin aşırı yüklenmesine ve genç yaşta ciddi semptomların ortaya çıkmasına yol açmıştı.
Başarılı Ameliyatla Sağlığına Kavuştu
Durumun ciddiyeti üzerine İsmail Yiğit, kalp ve damar cerrahisi ekibi tarafından acil ameliyata alındı. Yaklaşık 6 saat süren operasyonda, önce kalbindeki delik kapatıldı, ardından ters yerleşimli dört damar cerrahi olarak düzeltildi. Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, "Hastamız doğuştan gelen bu anomalilerle bugüne kadar hayatını idame ettirmiş. Ancak yaş ilerledikçe kalp üzerindeki yük artmış ve şikayetler belirginleşmiş. Zamanında müdahale ile hayati riski ortadan kaldırdık. Şu an durumu iyi ve yoğun bakımda takip ediliyor." dedi. Ameliyat sonrası kısa sürede toparlanan Yiğit, "Yıllardır kendimi yorgun hissediyordum ama hiç bu kadar ciddi bir sorunum olabileceğini düşünmemiştim. Şimdi kendimi çok daha iyi hissediyorum. Doktorlarıma ve hemşirelere minnettarım." diye konuştu.
Doğuştan Kalp Hastalıkları ve Erken Teşhisin Önemi
Uzmanlar, doğuştan kalp hastalıklarının erken teşhis edilmediğinde ilerleyen yaşlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle çocukluk çağında hafif seyreden bazı anomaliler, yetişkinlik döneminde belirti verebiliyor. Kalp deliği ve damar tersliği gibi durumlar, genellikle rutin kontrollerde tespit edilebiliyor. İsmail Yiğit'in durumu da bu tür vakaların önemli bir örneği. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de her yıl yaklaşık 10-15 bin bebek doğuştan kalp hastalığı ile dünyaya geliyor. Bu bebeklerin önemli bir kısmı erken dönemde cerrahi müdahale ile sağlıklı bir yaşam sürebiliyor. Ancak bazı vakalar, belirti vermediği için yıllarca fark edilmiyor. Uzmanlar, özellikle ailesinde kalp hastalığı öyküsü olan kişilerin düzenli kardiyolojik kontrollerden geçmesini öneriyor. İsmail Yiğit'in hikayesi, geç kalınmış olsa da doğru teşhis ve tedavi ile hayat kurtarılabileceğini gösteriyor.