17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin yıkıcı etkisiyle sarsılan Kocaeli'de, 70 yaşındaki Emine Cebeci'nin oğlu enkazdan çıkarıldıktan sonra kayboldu. 27 yıldır oğlunun izini süren Cebeci, emniyet, hastane ve morgları dolaştıktan sonra mahkeme kararıyla açtırdığı mezarlıkta 18 mezarın olduğunu gördü. Acı haber, yıllardır süren umutlu bekleyişin sonunu getirdi.
Yıllar Süren Arayış: Hastaneler, Morglar, Emniyet
Depremin ardından enkazdan sağ çıkarılan oğlu, hastaneye kaldırıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Emine Cebeci, oğlunu bulabilmek için 4 yıl boyunca Türkiye'yi sokak sokak gezdi. Hastanelerin kapısını tek tek çaldı, morgları tek tek ziyaret etti, emniyet birimlerine kayıp başvurularında bulundu. Her gördüğü cesedin oğlu olup olmadığını kontrol etti, ama sonuç hep hüsran oldu. Arayışı sırasında birçok aileye ulaştı, tanıklıklara başvurdu.
Mahkeme Kararıyla Mezarlığa Girdi
Yıllar süren arayıştan sonuç alamayan Cebeci, bu kez hukuki yollara başvurdu. Mahkemeden aldığı izinle, Kocaeli'deki bir mezarlığın kimliği belirsiz kişilere ayrılan bölümünü açtırdı. Karşılaştığı manzara ise yürek burktu: Tam 18 mezar. Bu mezarların depremde kimliği tespit edilemeyen kişilere ait olduğu öğrenildi. Cebeci, yaptığı DNA testleri sonucunda oğlunun bu mezarlardan birinde yattığını öğrendi. 27 yıllık umut, yerini acı bir gerçeğe bıraktı.
Geriye Kalan Acı ve Bellek
Emine Cebeci'nin hikayesi, deprem felaketlerinde kaybolanların ailelerinin yaşadığı belirsizliğin ve acının trajik bir örneğini oluşturuyor. 1999 depremi sonrası binlerce kişi enkaz altında kalmış, kimlik tespiti yapılamayan birçok ceset çeşitli mezarlıklara gömülmüştü. O dönemde kurulan kriz masaları ve yürütülen çalışmalar yetersiz kalmış, aileler yıllarca belirsizlikle yaşamıştı. Cebeci'nin açtırdığı mezarlık, sadece oğlunun değil, belki de onlarca kişinin akıbetine ışık tutabilir. Bu durum, afet yönetiminde kimliklendirme süreçlerinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Geçmişin ihmalleri, bugün hâlâ ailelerin acısını taze tutuyor.