Elazığ'ın Yurtbaşı beldesinde yaklaşık 25 yıldır hayvancılık yapan Zülfü Sarıtağ, yıllardır kullandığı taşınmazın Organize Sanayi Bölgesi (OSB) sınırlarına dahil edilmesiyle toprağını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Besici, emeğinin ve geçim kaynağının yok olmaması için yetkililere seslenerek mağduriyetinin giderilmesini talep ediyor.
OSB sınırları genişletildi, besici mağdur oldu
Zülfü Sarıtağ, Yurtbaşı beldesinde bulunan arazisinde yaklaşık çeyrek asırdır hayvancılık yapıyor. Ancak bölgede kurulan OSB'nin sınırlarının genişletilmesiyle Sarıtağ'ın arazisi de bu alan içerisinde kaldı. OSB yetkilileri, arazinin kamulaştırma sürecinin başlayacağını ve Sarıtağ'a kullanım izni verilemeyeceğini bildirdi. Bu durum karşısında şok yaşayan Sarıtağ, 25 yıllık emeğinin bir anda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
“Bu topraklar benim için her şey”
Sarıtağ, arazisinin kendisi için bir geçim kaynağı olduğunu vurgulayarak, “25 yıldır bu topraklarda hayvancılık yapıyorum. Ailemin tüm geçimini buradan sağlıyorum. Şimdi OSB sınırları içinde kaldığı için arazimi kullanamayacağım söyleniyor. Bu topraklar benim için sadece bir mülk değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi. Yetkililerden mağduriyetimin giderilmesini ve alternatif bir çözüm sunulmasını istiyorum” dedi.
Besicinin bu durumu, bölgedeki diğer çiftçi ve hayvancılar tarafından da yakından takip ediliyor. OSB'nin genişlemesiyle birlikte benzer mağduriyetler yaşayan başka ailelerin de olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, kamulaştırma sürecinde mağduriyetlerin giderilmesi için adil bir politika izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Yetkililere çağrı
Zülfü Sarıtağ, konuyla ilgili olarak Elazığ Valiliği ve OSB yönetimine başvurdu. Henüz olumlu bir yanıt alamadığını söyleyen Sarıtağ, “Yetkililere sesleniyorum: 25 yıl emek verdiğim bu topraklardan koparılmak istemiyorum. Ya bana alternatif bir arazi verilsin ya da bu arazinin OSB sınırları dışında bırakılması sağlansın” ifadelerini kullandı.
Bu tür mağduriyetler, tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşların sanayileşme politikaları karşısında korunması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle kırsal kalkınma ve gıda güvenliği açısından hayvancılığın desteklenmesi gerektiğini savunan sivil toplum kuruluşları, benzer durumların tekrarlanmaması için yasal düzenlemeler yapılması çağrısında bulunuyor.