Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye genelinde 2 milyon 378 bin yapının kentsel dönüşümünün tamamlandığını duyurdu. Kurum, “Vakit kaybetmeden gelin, dönüşümü birlikte gerçekleştirelim.” diyerek vatandaşlara çağrıda bulundu. Bakanlık verilerine göre, 2012 yılında yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında bugüne kadar 2 milyon 378 bin bağımsız bölüm ve yapı yenilendi. Bu dönüşüm, ülke genelinde deprem güvenliği ve kentsel yaşam kalitesinin artırılması hedefiyle sürdürülüyor.
Kentsel Dönüşümde Hedef ve Mevcut Durum
Bakan Kurum’un açıklamasına göre, tamamlanan dönüşüm çalışmalarıyla yaklaşık 10 milyon vatandaşın güvenli konutlarda yaşaması sağlandı. Kentsel dönüşüm süreci, özellikle deprem riski yüksek bölgelerde yoğunlaşıyor. Marmara, Ege ve Doğu Anadolu fay hatları üzerinde bulunan illerde riskli yapıların dönüştürülmesi öncelikli hedefler arasında. Bakanlık, 2023 yılında başlattığı “Türkiye’nin Her Yerinde Kentsel Dönüşüm” seferberliği ile 5 yıl içinde 1,5 milyon konutun dönüştürülmesini planlıyor. Şu ana kadar bu hedefin önemli bir kısmı gerçekleştirildi.
Kentsel dönüşüm uygulamalarında, riskli yapıların tespiti için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş lisanslı firmalar görev alıyor. Vatandaşlar, binalarının risk durumunu e-Devlet üzerinden veya il müdürlüklerine başvurarak öğrenebiliyor. Dönüşüm sürecinde, maliklerin üçte iki çoğunluk kararı ile bina yenileme kararı alınabiliyor. Bakanlık, dönüşüm için faiz desteği, kira yardımı ve harç muafiyeti gibi teşvikler sunuyor.
Ekonomik ve Sosyal Etkiler
Kentsel dönüşüm, inşaat sektörü başta olmak üzere ekonominin birçok kolunu doğrudan etkiliyor. 2,3 milyondan fazla yapının dönüşümü, inşaat malzemeleri, istihdam ve arsa değerleri üzerinde önemli bir hareketlilik yarattı. Sektör temsilcileri, dönüşümün gayrimenkul piyasasında arz artışı sağlayarak fiyat istikrarına katkıda bulunduğunu belirtiyor. Öte yandan, dönüşüm sürecinde ortaya çıkan uyuşmazlıklar ve kira artışları gibi sorunlar da zaman zaman gündeme geliyor. Bakanlık, bu sorunları çözmek için arabuluculuk mekanizmalarını devreye aldı.
Kentsel dönüşümün sosyal boyutu da dikkat çekiyor. Dönüşüm sonrası vatandaşların yaşam standartları yükselirken, bazı bölgelerde mahalle kültürünün değişmesi ve sosyal dokunun zedelenmesi endişesi dile getiriliyor. Bakan Kurum, dönüşümün sadece fiziki değil, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla da ele alındığını, yerinde dönüşüm uygulamalarıyla mahalle kültürünün korunmaya çalışıldığını ifade etti.
Uzmanlar Ne Diyor?
Şehir plancıları ve deprem uzmanları, kentsel dönüşümün hız kazanmasının deprem riski açısından kritik olduğunu vurguluyor. İstanbul başta olmak üzere birçok ilde riskli yapı stokunun büyüklüğüne dikkat çeken uzmanlar, dönüşümün sürdürülebilir ve planlı bir şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, dönüşüm sürecinde çevre dostu malzemelerin kullanılması ve enerji verimliliğinin artırılması da öneriler arasında.
Bakanlık yetkilileri, önümüzdeki dönemde dönüşüm çalışmalarının hızlanarak devam edeceğini, özellikle riskli alanlarda yeni projelerin hayata geçirileceğini açıkladı. Vatandaşlara, riskli yapılarını bir an önce dönüştürmeleri çağrısı yapılıyor. Kentsel dönüşüm, Türkiye’nin deprem gerçeği karşısında en etkili çözüm yollarından biri olarak görülüyor ve kamu kaynaklarıyla desteklenmeye devam ediyor.