Başkan Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan 2027-2029 Dönemi Bütçe Çağrısı Tebliği, kamu idarelerinin üç yıllık bütçe hazırlık sürecini resmen başlattı. Tebliğ, On İkinci Kalkınma Planı'nın (2024-2028) hedefleri doğrultusunda mali disiplinin korunması ve kamu harcamalarında verimliliğin artırılmasını öncelikli kılarken, bütçe sürecinin ana çerçevesini de belirliyor.
Bütçe hazırlık takvimi ve temel ilkeler
Tebliğe göre, kamu idareleri bütçe tekliflerini hazırlarken On İkinci Kalkınma Planı'nda yer alan politika ve tedbirleri esas alacak. Bütçe hazırlık süreci, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın koordinasyonunda yürütülecek. İdareler, harcama programlarını oluştururken tasarruf ve etkinlik ilkelerini gözetmekle yükümlü olacak.
Mali disiplinin sürdürülmesi amacıyla, bütçe tekliflerinde öncelikli yatırım projelerine ağırlık verilmesi, cari harcamalarda ise rasyonelleştirmeye gidilmesi isteniyor. Ayrıca, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması için performans esaslı bütçeleme uygulamalarının güçlendirileceği belirtiliyor. Tebliğ, bütçe sürecinin şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.
Makroekonomik hedefler ve mali çerçeve
2027-2029 dönemi bütçesi, On İkinci Kalkınma Planı'nda öngörülen büyüme, istihdam, enflasyon ve cari denge hedefleriyle uyumlu olacak. Orta Vadeli Program (OVP) ile belirlenen makroekonomik çerçeve doğrultusunda, bütçe açığının kontrol altında tutulması ve kamu borç stokunun sürdürülebilir seviyelerde kalması hedefleniyor. Hükümet, mali konsolidasyon adımlarını kararlılıkla sürdürerek piyasalarda güven ortamını pekiştirmeyi amaçlıyor.
Uzmanlar, bütçe çağrısının zamanında yayımlanmasının bütçe sürecinin öngörülebilirliği açısından olumlu olduğunu belirtiyor. Öte yandan, küresel ekonomik konjonktürdeki belirsizlikler ve jeopolitik riskler, maliye politikasının esnekliğini koruma ihtiyacını da beraberinde getiriyor.
Kamu idarelerine yönelik talimatlar
Tebliğde, kamu idarelerinin bütçe tekliflerini hazırlarken dikkat etmesi gereken hususlar sıralanıyor:
- On İkinci Kalkınma Planı hedefleriyle uyumlu, sonuç odaklı programlar oluşturulması,
- Harcamalarda tasarruf ve verimlilik esasının gözetilmesi,
- Yatırım projelerinde fayda-maliyet analizlerinin güncellenmesi,
- Personel ve cari giderlerde rasyonelleştirmeye gidilmesi,
- Bütçe sürecinin şeffaf ve hesap verebilir şekilde yürütülmesi.
İdareler, bütçe tekliflerini belirlenen takvim çerçevesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı'na iletecek. Süreç, TBMM'ye sunulacak bütçe kanunu teklifiyle sona erecek.
Arka plan ve ekonomik bağlam
Türkiye, son yıllarda enflasyonla mücadele ve makroekonomik istikrarı güçlendirme yönünde adımlar atıyor. 2024-2028 dönemini kapsayan On İkinci Kalkınma Planı, yeşil ve dijital dönüşüm, nitelikli insan kaynağı, afet dirençli şehirler gibi öncelikleri içeriyor. Bütçe çağrısı, bu hedeflere ulaşmada maliye politikasının araçsal rolünü ortaya koyuyor.
2027-2029 bütçesinin, aynı zamanda Cumhuriyet'in 100. yılı sonrası vizyonunu şekillendirecek uzun vadeli yatırımlara kaynak ayırması bekleniyor. Kamu maliyesindeki disiplin, Türkiye'nin uluslararası kredi notu ve yatırımcı algısı açısından da kritik önem taşıyor.
Bütçe çağrısının yayımlanması, piyasa aktörleri tarafından maliye politikasının kararlılıkla sürdürüleceği yönünde bir işaret olarak yorumlanıyor. Ancak, küresel faiz oranları, emtia fiyatları ve dış talep koşullarındaki dalgalanmalar, bütçe hedeflerine ulaşmada risk faktörleri olarak izlenmeye devam edilecek.
Sonuç olarak, 2027-2029 Bütçe Çağrısı, kamu mali yönetiminde disiplin ve verimlilik ekseninde bir yol haritası çiziyor. Sürecin başarısı, idarelerin belirlenen ilkelere uyumu ve makroekonomik istikrarın korunmasına bağlı görünüyor.