Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde 2009 yılında kaybolan Gülşen Uyar'ın (o dönem 42 yaşında) yaşadığı ev, 20 gün önce çıkan yangında büyük hasar gördü. Yangının ardından evin enkazında yapılan kazı çalışmalarında kemik parçaları bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatan jandarma ekipleri, kemiklerin Uyar'a ait olup olmadığını belirlemek için inceleme başlattı.
Yangın ve Kazı Süreci
Edinilen bilgilere göre, Gülşen Uyar'ın Kızılcahamam'ın kırsal bir mahallesinde bulunan tek katlı evinde 20 gün önce henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında ev kullanılamaz hale geldi. Yangının ardından bölgede inceleme yapan jandarma, evin enkazında ve çevresinde kazı çalışması yaptı. Kazı sırasında toprağın altında kemik parçalarına rastlandı. Bulunan kemikler, kesin kimlik tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
Olayın ardından bölgede geniş çaplı bir soruşturma başlatan Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı, yangının çıkış nedenini ve kemiklerin kime ait olduğunu araştırıyor. Jandarma ekipleri, yangının kundaklama olup olmadığını da değerlendiriyor. İlk bulgular, yangının elektrik kontağından çıkmış olabileceğini gösteriyor ancak kesin neden için bilirkişi raporu bekleniyor.
17 Yıllık Kayıp Dosyası
Gülşen Uyar, 2009 yılında Kızılcahamam'daki evinden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Ailesi, Uyar'ın kaybolmasının ardından jandarmaya başvurmuş, o dönem başlatılan arama çalışmalarından sonuç alınamamıştı. Uyar'ın kayboluşuna ilişkin dosya, yıllar içinde zaman zaman gündeme gelse de faili bulunamadı. Kadının yaşadığı evin yangın sonrası yıkılması ve enkazda kemik bulunması, dosyayı yeniden açtı.
Uyar'ın ailesi, yıllardır kayıp yakınlarının bulunması için mücadele veriyor. Yangın haberi sonrası bölgeye gelen aile üyeleri, yetkililerden açıklama bekliyor. Kemiklerin Uyar'a ait olup olmadığı netleşmeden bir açıklama yapılmazken, aile umutlu olduklarını ancak endişeli olduklarını dile getirdi.
Soruşturmanın Seyri
Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, yangının çıkış noktası ve kemiklerin bulunduğu alan detaylı şekilde inceleniyor. Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri, enkazdan topladıkları örnekleri laboratuvara gönderdi. Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek DNA sonuçları, kemiklerin Gülşen Uyar'a ait olup olmadığını ortaya koyacak. Bu süreçte, Uyar'ın kaybolduğu dönemdeki tanık ifadeleri de yeniden değerlendirmeye alındı.
Yangının kundaklama ihtimali üzerinde duran ekipler, evin çevresinde güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. Ancak kırsal bölgede kamera bulunmaması nedeniyle görgü tanıklarının ifadelerine başvuruldu. Yangın sırasında evde kimsenin bulunmaması, can kaybını önledi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Türkiye'de Kayıp Kadınlar Dosyası
Gülşen Uyar'ın dosyası, Türkiye'de yıllardır çözülemeyen kayıp kadınlar dosyaları arasında yer alıyor. Ülke genelinde kaybolan kadınların bulunması için aileler ve sivil toplum kuruluşları çeşitli kampanyalar yürütüyor. Uzmanlar, kayıp vakalarında ilk saatlerin hayati önem taşıdığını, ancak yıllar geçse de yeni delillerin ortaya çıkmasının dosyaları aydınlatabileceğini belirtiyor. Bu olayda olduğu gibi, yangın sonrası yapılan kazı çalışmaları, geçmişe dönük önemli ipuçlarına ulaşılmasını sağlayabilir.
Kızılcahamam'da yaşanan bu gelişme, kayıp vakalarında umudun tükenmemesi gerektiğini gösteriyor. Ancak yangının çıkış nedeni ve kemiklerin aidiyeti konusundaki belirsizlik, soruşturmanın seyrini belirleyecek. Yetkililer, Adli Tıp raporunun ardından kamuoyunu bilgilendireceklerini açıkladı.