Erzurum’da 17 yıldır böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi gören 54 yaşındaki Mustafa Öztürk, tam 8 kez kadavradan böbrek bulunmasına rağmen doku uyumsuzluğu nedeniyle nakil olamadı. 9. kez umutla beklediği kadavra bağışı, bu kez şansını getirdi. Öztürk, Erzurum Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla 17 yıllık diyaliz bağımlılığından kurtuldu. Uzun ve zorlu bir sürecin ardından sağlığına kavuşan Öztürk, organ nakli bekleyen diğer hastalara umut aşıladı.
17 Yıllık Bekleyişin Ardından Gelen Sağlık
Erzurum’da yaşayan Mustafa Öztürk, 2006 yılında kronik böbrek yetmezliği teşhisi konulmasının ardından diyaliz tedavisine başladı. Haftanın üç günü hastaneye giderek diyalize giren Öztürk, organ nakli listesinde yıllarca bekledi. Kadavradan böbrek bağışı için geçen yıllar içinde 8 kez umutlandı. Ancak her seferinde doku uyumsuzluğu nedeniyle nakil işlemi gerçekleştirilemedi. Bu durum, Öztürk’ü hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorladı.
Bekleyişin 17. yılında 9. kez Erzurum Şehir Hastanesi’nden gelen telefon, Öztürk için yeni bir şansın habercisiydi. Yapılan doku testleri sonucunda organın uyumlu olduğu belirlendi. Hemen hastaneye kaldırılan Öztürk, yaklaşık 4 saat süren başarılı bir nakil ameliyatıyla sağlığına kavuştu. Ameliyatı gerçekleştiren ekip, naklin ardından Öztürk’ün sağlık durumunun iyi olduğunu ve kısa süre içinde taburcu edileceğini açıkladı.
Organ Bağışının Önemi
Mustafa Öztürk’ün hikâyesi, Türkiye’de organ bağışının kritik önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Ülkemizde kadavradan organ bağışı oranları, ihtiyaç duyulan organ sayısının oldukça gerisinde. Böbrek yetmezliği hastaları, uygun organ bulunamadığında yıllarca diyaliz makinesine bağımlı kalıyor. Öztürk’ün 17 yıllık bekleyişi, organ bağışının hayat kurtarıcı rolünü somut bir örnekle ortaya koyuyor.
Erzurum Şehir Hastanesi Organ Nakli Koordinatörlüğü, bu tür başarılı operasyonların organ bağışının önemini vurguladığını belirtti. Yetkililer, vatandaşların organ bağışı konusunda duyarlı olması gerektiğini ve bir kişinin bağışıyla birden fazla hastaya umut olabileceğini ifade etti. Türkiye’de organ bağışı oranlarının artması için toplumsal farkındalık kampanyalarının yürütüldüğüne dikkat çekildi.
Nakil Sonrası Hayat
Diyalizden kurtulan Mustafa Öztürk, nakil sonrası hayatına sağlıklı bir şekilde devam ediyor. Artık haftanın üç günü hastaneye gitmeyeceğini söyleyen Öztürk, ilk kez normal bir yaşamın tadını çıkarabileceğini belirtti. Doktorlar, organ reddini önlemek için Öztürk’ün ömür boyu bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanması gerektiğini belirtti. Ancak Öztürk, bu durumun diyalizden çok daha konforlu olduğunu ifade ediyor.
Mustafa Öztürk, kendisi gibi organ nakli bekleyenlere seslenerek, “Umutsuzluğa kapılmayın, bekleyiş çok zor ama bir gün mutlaka şans yüzünüze gülebilir. Organ bağışı yapan herkese minnettarım. Onlar sayesinde hayata yeniden bağlandım” dedi.
Erzurum'da Organ Nakli Çalışmaları
Erzurum Şehir Hastanesi, bölgedeki organ nakli merkezleri arasında önemli bir konuma sahip. Hastane bünyesinde gerçekleştirilen böbrek nakli operasyonları, çevre illerden gelen hastalar için de umut kaynağı oluyor. Son yıllarda kadavra ve canlı vericili nakillerde artış görülse de, uzmanlar hâlâ yeterli düzeyde olmadığını vurguluyor. Mustafa Öztürk’ün başarılı operasyonu, bu alanda yapılan çalışmaların önemini bir kez daha ortaya koydu. Organ bağışının artırılması, bu tür acıların yaşanmaması için büyük önem taşıyor.
Bu haber, bir kişinin hayatını değiştiren 17 yıllık bir bekleyişin sonuçlandığı sevindirici bir gelişmeyi ortaya koyuyor. Ancak Türkiye’de hâlâ binlerce hasta organ nakli için sıra bekliyor. Organ bağışının yetersizliği, her yıl yüzlerce hastanın hayatını kaybetmesine neden oluyor. Mustafa Öztürk’ün hikâyesi, organ bağışı konusundaki duyarlılığın artırılması gerektiğine dair bir hatırlatma niteliği taşıyor. Toplum olarak bu bilinci edindiğimizde, daha fazla insanın hayata tutunabileceği bir gelecek mümkün olacaktır.