17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, acılar hala ilk günkü tazeliğini koruyor. Depremde oğlu ve gelinini kaybeden 74 yaşındaki Sabriye Çap, her yıl bu tarihte sabahı zor ettiğini söylüyor. Çap, yaşadığı kaybın hayatındaki derin izlerini anlatırken, deprem bilincinin de toplumda kalıcı olması gerektiğini vurguluyor.
Acıyla kavrularak geliyorsun
Sabriye Çap, depremin olduğu geceyi ve sonrasında yaşadıklarını anlatırken sesi titriyor. “O geceyi asla unutamıyorum. Her 17 Ağustos'ta sabaha karşı uyanıyorum, saat 03:02'de sarsıntıyı yeniden hissediyorum gibi. O gün ne yaşadıysam aynı acıyla kavrularak geliyorsun. Her zaman aklında. Arkadaşlarımızla konuştuğumuzda acılar tazeleniyor” diyor. Çap, kaybettiği oğlu ve gelinini her gün andığını, mezarlarını düzenli olarak ziyaret ettiğini belirtiyor.
Deprem bilinci hala yetersiz
Marmara Depremi, Türkiye'nin en yıkıcı doğal afetlerinden biri olarak tarihe geçti. 17 Ağustos 1999'da meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki depremde resmi rakamlara göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı. Yüz binlerce kişi evsiz kaldı. Sabriye Çap, bu felaketin ardından deprem bilincinin artırılması gerektiğini dile getiriyor. “O gün bugündür herkes ‘deprem mi olacak?’ diye korkuyor ama önlem alan yok. Binalar hala eski ve riskli. Bizim acılarımız ders olmalı” ifadelerini kullanıyor.
Birinci yıl anmasına katıldı
Sabriye Çap, depremden sonra her yıl 17 Ağustos'ta düzenlenen anma etkinliklerine katıldığını, bu yıl da Kocaeli'deki programlara katılacağını söylüyor. “Oğlumun ve gelinimin anısına her yıl oradayım. Onları anmadan o günü geçiremem” diyor. Çap'ın bu yılki anma programında konuşma yapması bekleniyor.
Uzmanlar, deprem gerçeğinin hiçbir zaman akıldan çıkarılmaması gerektiğini belirterek, yapı stokunun yenilenmesi ve toplumun depreme hazırlıklı olması konusunda çağrıda bulunuyor. Sabriye Çap'ın acısı, 27 yıl önce yaşanan felaketin hala taze olduğunu gösteriyor.