Fon soruşturması kapsamında devletin tüm birimleri kararlılıkla çalışırken, 17-25 Aralık dönemindeki FETÖ taktiğine benzer bir sosyal medya kampanyasıyla kamuoyunda algı oluşturulmaya çalışıldığı ifade ediliyor. Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla hiçbir kişinin yaptıklarının karşılıksız kalmayacağı ve herkesin hesap vereceği vurgulanıyor. Soruşturmanın selameti açısından yürütülen titiz çalışmalar sürerken, sosyal medyada eş güdümlü paylaşımlarla gerçek dışı iddiaların yayıldığı gözlemleniyor.
Sosyal Medyada Eş Güdümlü Kampanya
Son günlerde özellikle Twitter ve Telegram gibi platformlarda, fon soruşturmasına ilişkin asılsız iddialar içeren çok sayıda hesabın benzer içerikleri paylaştığı tespit edildi. Bu hesapların, 17-25 Aralık 2013 sürecinde FETÖ’nün medya ve sosyal medya üzerinden yürüttüğü algı operasyonlarıyla büyük benzerlik taşıdığı belirtiliyor. O dönemde de paralel yapı, yargı ve emniyet içindeki unsurlarıyla sahte deliller üretmiş, sosyal medyada troller aracılığıyla toplumu yanıltmaya çalışmıştı. Bugün de benzer bir yöntemle, soruşturmanın gerçek mahiyetinden saptırılmak istendiği değerlendiriliyor.
Güvenlik kaynakları, sosyal medyadaki paylaşımların koordineli bir şekilde yapıldığını, aynı mesajların kısa sürede binlerce hesap tarafından dolaşıma sokulduğunu aktarıyor. Bu hesapların bir kısmının geçmişte FETÖ propagandası yaptığı veya kapalı gruplarda örgütle bağlantılı olduğu iddia ediliyor. Yetkililer, vatandaşları resmi açıklamalar dışındaki bilgilere itibar etmemeleri konusunda uyarıyor.
Devletin Kararlı Duruşu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı doğrultusunda, fon soruşturmasında bugüne kadar birçok kişi gözaltına alındı ve tutuklandı. Soruşturma kapsamında yurt içi ve yurt dışında geniş çaplı operasyonlar düzenleniyor. Devlet yetkilileri, soruşturmanın hukuk çerçevesinde yürütüldüğünü ve hiçbir şekilde siyasi bir hesaplaşma olmadığını vurguluyor. Başkan Erdoğan, yaptığı son açıklamada, “Kimse yaptığının yanına kâr bırakılmayacak. Herkes hesap verecek. Devlet tüm birimleriyle bu işin üzerindedir” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama, soruşturmanın kararlılıkla sürdürüleceğinin en net göstergesi olarak yorumlanıyor.
Soruşturmanın detayları henüz kamuoyuyla tam olarak paylaşılmasa da, devletin ilgili kurumları arasında tam bir koordinasyon olduğu bildiriliyor. MASAK, Emniyet Genel Müdürlüğü, savcılıklar ve diğer birimler, fon hareketlerini ve şüpheli transferleri mercek altına almış durumda. Uluslararası bağlantıların da araştırıldığı, gerektiğinde yabancı ülkelerle işbirliği yapıldığı belirtiliyor.
FETÖ’nün Bilinen Taktiği
FETÖ, 17-25 Aralık sürecinde olduğu gibi, kendisine yönelik soruşturmalarda toplumsal infial oluşturmak için sosyal medyayı etkin kullanmıştı. Örgüt, sahte belgelerle kamuoyunu yanıltmış, yargı ve emniyet içindeki elemanları aracılığıyla usulsüz işlemler yapmıştı. O dönemde ortaya çıkan belgelerin çoğunun sahte olduğu, daha sonra yapılan incelemelerle ortaya konmuştu. Bugün de benzer bir senaryonun sahnelenmeye çalışıldığı, sosyal medyada dolaşıma sokulan belgelerin ve iddiaların asılsız olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlar,FETÖ’nün sosyal medya taktiğinin üç aşamalı olduğunu belirtiyor: Önce asılsız bir iddia ortaya atılıyor, ardından bu iddia troll ağlarıyla hızla yayılıyor ve son olarak da ana akım medyada yer alması için baskı yapılıyor. Bu döngü, toplumda güvensizlik ve kutuplaşma yaratmayı hedefliyor. Ancak bu kez devletin sosyal medya üzerindeki denetimi ve hızlı bilgilendirme mekanizmaları sayesinde kampanyanın etkisiz kaldığı gözlemleniyor.
Vatandaşa Uyarı: Resmi Açıklamaları Takip Edin
Yetkililer, fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerin yalnızca resmi kanallardan takip edilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Sosyal medyada dolaşan ve kaynağı belirsiz her bilgiye itibar edilmemesi, şüpheli hesapların paylaşımlarının ciddiye alınmaması çağrısında bulunuluyor. Devletin, soruşturmanın her aşamasında şeffaf bir şekilde kamuoyunu bilgilendireceği belirtiliyor.
Öte yandan, sosyal medya platformlarına da çağrı yapılarak, yanıltıcı içeriklerin hızla kaldırılması ve sorumlular hakkında yasal işlem başlatılması isteniyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın, bu tür kampanyaları yakından izlediği ve gerekli müdahalelerde bulunduğu öğrenildi.
Sonuç: Aynı Oyun, Farklı Aktörler
17-25 Aralık’tan bugüne uzanan süreçte, FETÖ’nün algı operasyonları hiç bitmedi. Ancak devletin kararlı duruşu ve milletin sağduyusu sayesinde bu oyunlar bozuluyor. Fon soruşturması, hukuk devleti içinde, şeffaf ve adil bir şekilde yürütülüyor. Sosyal medyadaki yapay gündem ise gerçekleri değiştirmeye yetmiyor. Önemli olan, vatandaşın doğru bilgiye ulaşması ve devletin yanında durması. Bu süreçte medya kuruluşlarına da büyük sorumluluk düşüyor: sansasyonel habercilikten kaçınmak, doğrulanmamış bilgileri yaymamak ve toplumu aydınlatmak. Unutulmamalıdır ki, 15 Temmuz’da olduğu gibi, bu tür algı operasyonları da milli irade karşısında er ya da geç akamete uğrayacaktır.