Manisa'da 2010 yılında bir çöp konteynerinde cansız bedeni bulunan kız bebeğin katil zanlıları, 16 yıl sonra topuk kanı veri tabanı üzerinden yapılan çapraz sorgulamayla yakalandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar sonucu bebeğin annesi ve bir kişi daha gözaltına alındı. Anne ifadesinde, bebeği 'birinin sahiplenmesi için' çöp konteynerine bıraktığını söyledi.
Nasıl çözüldü?
Olay, 2010 yılının ocak ayında Manisa'nın merkez ilçesinde meydana geldi. Bir çöp konteynerinde yeni doğmuş bir kız bebeğin cesedi bulundu. Yapılan otopsi sonucu bebeğin doğumdan hemen sonra öldüğü belirlendi. Olay yeri inceleme ekipleri, bebekten alınan kan ve doku örneklerini rutin olarak topuk kanı veri tabanına kaydetti. Yıllar süren takip ve teknolojik gelişmeler sayesinde 2026 yılında yapılan çapraz sorgulamada, bebeğin DNA'sı ile Manisa'da yaşayan bir kadının DNA'sı arasında eşleşme bulundu. Kadının, bebeğin biyolojik annesi olduğu tespit edildi.
Anne ne söyledi?
Gözaltına alınan anne G.Y., emniyetteki ifadesinde bebeğini doğurduktan sonra kendisinin bakamayacağına karar verdiğini, bu nedenle birinin sahiplenmesi umuduyla çöp konteynerine bıraktığını söyledi. Ancak savcılık, bebeğin ölü bulunması nedeniyle annenin ifadesinin gerçeği yansıtmadığını değerlendiriyor. Olayla bağlantılı olduğu düşünülen bir kişi daha gözaltına alındı.
Adalet Bakanı'ndan açıklama
Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul dosyaların çözümünde topuk kanı veri tabanının önemine vurgu yaparak, 'Bu tür teknolojik imkanları kullanarak geçmişte çözülemeyen dosyaları aydınlatmaya devam edeceğiz. 16 yıl sonra bile adalet yerini buldu.' dedi. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, kurulduğu günden bu yana birçok dosyayı çözdü.
Topuk kanı veri tabanı nedir?
Topuk kanı taraması, yenidoğan bebeklerden alınan kan örneğinin genetik hastalıkların tespiti ve kimliklendirme amacıyla saklandığı sistemdir. Türkiye'de 2006 yılından beri uygulanmaktadır. Bu veri tabanı sayesinde kayıp çocuklar, kimliği belirsiz cesetler ve faili meçhul olaylar aydınlatılabilmektedir. Ancak kişisel verilerin korunması açısından tartışmalara da yol açmaktadır.
Manisa'daki bu dava, teknolojinin adalet için nasıl kullanılabileceğinin çarpıcı bir örneği. Ancak olayın detayları ve annenin ifadesi, bebek ölümlerinde ihmal ve kasıt tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Mahkeme süreci kamuoyu tarafından yakından takip edilecek.