İstanbul'un gözde bölgelerinden birinde, etrafı lüks konutlar ve gökdelenlerle çevrili 5 dönümlük tarlasını 150 milyon liraya satmayı reddeden 62 yaşındaki çiftçi Ali Demir, yıllık 39 bin lira kazançla buğday üretimine devam ediyor. 377 gündür kararından vazgeçmeyen Demir, "Toprağımı satıp beton yığınına dönüşmesini istemiyorum" diyor.
Milyonluk tekliflere rağmen toprağına bağlı kaldı
Ali Demir, babasından kalan 5 dönümlük arazide 30 yıldır buğday ekimi yapıyor. Ancak bölgenin hızla değer kazanmasıyla arazisine gelen teklifler de arttı. Son olarak bir inşaat firmasının 150 milyon lira teklif ettiğini belirten Demir, "Bana 'Bu parayla dünyanın her yerinde tarla alırsın' dediler. Ama ben bu toprağın suyunu, kokusunu hiçbir yerde bulamam" ifadelerini kullandı. Demir, yıllık buğday satışından yaklaşık 39 bin lira kazandığını ancak kazancın manevi tatminin yanında sönük kaldığını söylüyor.
Belediye ve komşular arasında sıkışan tarla
Demir'in tarlası, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin imar planı kapsamında yeşil alan olarak işaretlenmiş durumda. Çevredeki arsaların tamamı satılıp lüks konut projelerine dönüşürken, Demir'in tarlası adeta bir vaha gibi kalmış. Komşu arsaların sahipleri defalarca satması için baskı yapsa da Demir kararlı. "Burası benim çocukluğum, anılarım. Satarsam ne yapacağım? Şehir hayatına alışamadım" diye ekliyor.
Tarımsal üretimin önemi bir kez daha hatırlandı
Uzmanlar, Ali Demir gibi üreticilerin kentleşme baskısına rağmen tarımı sürdürmesinin gıda güvenliği açısından kritik olduğunu vurguluyor. Türkiye'de tarım arazilerinin hızla yok olduğuna dikkat çeken Ziraat Mühendisleri Odası yetkilileri, "Her yıl binlerce dönüm tarım arazisi imara açılıyor. Bu kişisel bir direniş hikayesi ama aslında sistemik bir soruna işaret ediyor" değerlendirmesinde bulundu. Demir ise, "Ben ölene kadar bu toprağı ekeceğim. Belki çocuklarım satar ama ben satmam" diyerek kararlılığını ortaya koyuyor.