15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılında düzenlenen '10. Yılında 15 Temmuz'u Hatırlamak' forumunda, o karanlık gecenin kritik tanıkları yaşananları anlattı. Dönemin İstanbul İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, darbe gecesi TRT binasının ele geçirilmesi üzerine polis ekiplerine 'Ölün ama kuleyi geri alın' emri verdiğini açıkladı. Forumda, darbe girişiminin seyrini değiştiren anlar birinci ağızdan aktarıldı.
Kulenin Geri Alınması İçin Canlarını Ortaya Koydular
15 Temmuz 2016 gecesi, darbeci askerler TRT binasını ele geçirerek halka darbe bildirisi okutmuştu. O gece İstanbul Emniyet Müdürü olan Mustafa Çalışkan, polis ekiplerine 'Kuleyi mutlaka geri alın, ölün ama kuleyi geri alın' talimatı verdiğini belirtti. Çalışkan, 'O an için en kritik nokta TRT kulesiydi. Darbe bildirisi okunuyor, millet panik halinde. Biz de canımız pahasına kuleyi geri almak zorundaydık. Ekiplerimiz o gece büyük kahramanlık gösterdi' dedi. TRT binasına düzenlenen operasyonda iki polis memuru şehit oldu, ancak kule geri alınarak darbecilerin propaganda yapması engellendi.
10 Yıl Sonra Unutulmayan Hatıralar
Forumda konuşan diğer tanıklar arasında dönemin Ankara Emniyet Müdürü ve bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri de yer aldı. Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde yaşanan çatışmalar, Boğaziçi Köprüsü'nde halkın darbecilere direnişi ve Genelkurmay Başkanlığı'ndaki rehine krizi detaylarıyla anlatıldı. Özellikle Ankara'daki operasyonlarda şehit olan polislerin isimleri saygıyla anıldı. Forum, 15 Temmuz'un sadece bir darbe girişimi değil, aynı zamanda milletin demokrasiye sahip çıkışının simgesi olduğu vurgusuyla sona erdi.
15 Temmuz'un Önemi ve Bugüne Yansımaları
15 Temmuz 2016, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı darbe girişimlerinden biriydi. 251 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı. Devlet, o gece milletin direnişi sayesinde ayakta kaldı. 10 yıl sonra düzenlenen bu forum, darbenin izlerini hafızalarda taze tutarken, demokrasi bilincinin önemine vurgu yaptı. O gece alınan 'Ölün ama kuleyi geri alın' emri, bugün hala Türkiye'nin demokrasi mücadelesinin sembollerinden biri olarak hatırlanıyor. Geçmişten alınan derslerle, gelecekte benzer girişimlerin önüne geçilmesi için toplumsal bilincin canlı tutulması gerektiği ifade edildi.