15 Temmuz 2016 gecesi, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi sırasında, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında toplanan milletvekilleri, milli iradeyi korumak adına tarihi bir duruş sergiledi. O gece, Meclis'in bombalandığı anlarda dahi vekiller, demokrasiye sahip çıkmak için salonu terk etmedi. Bu duruş, Türk siyasi tarihine altın harflerle kazındı.
Meclis’te olağanüstü gece
Darbe girişiminin ilk anlarından itibaren TBMM’de olağanüstü bir mesai başladı. Gece saatlerinde başlayan gelişmeler üzerine, çok sayıda milletvekili, can güvenlikleri riskine rağmen Meclis’e gelmek için yola çıktı. TBMM Genel Kurulu, darbe bildirisinin okunduğu sırada toplantı halindeydi. Milletvekilleri, bombalama tehdidine karşı yeminli bir şekilde kürsüyü terk etmedi. CHP, AK Parti, MHP ve HDP’li vekiller, siyasi farklılıklarını bir kenara bırakarak ortak bir bildiriyle darbeyi kınadı. O gece Meclis’te atılan sloganlar, “Ne darbe ne istibdat, bağımsız Türkiye” ve “Milletin gücü her şeye yeter” oldu.
Milletvekillerinin cansiperane mücadelesi
Darbe girişimi sırasında Meclis’te bulunan milletvekillerinden bazıları, olayları bizzat yerinde takip etmek için dışarı çıktı. AK Parti milletvekili Mehmet Metiner, o geceyi anlatırken, “Meclis’in avlusunda patlamalar oluyordu, ama biz korkmadık. Çünkü biliyorduk ki bu millet darbelere asla boyun eğmez” ifadelerini kullandı. CHP’li vekiller de darbe girişimine karşı net bir tavır alarak, “Demokrasiye ve hukuka sahip çıkıyoruz” mesajı verdi. TBMM Başkanı İsmail Kahraman, gece boyunca sürekli olarak milletvekilleriyle iletişim halinde kaldı ve Meclis’in bombalanmasına rağmen çalışmaların süreceğini duyurdu.
Millet meydanlarda, Meclis ayakta
Darbe girişimine karşı en büyük direniş halktan geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla milyonlar meydanlara akın etti. Aynı anda Meclis’te toplanan milletvekilleri de halkın bu iradesine destek verdi. O gece, TBMM önünde toplanan kalabalık, milletvekillerini alkışlarla karşıladı. Meclis’in bombalandığı anlarda dahi vekiller, halkın yanında oldu. Bu birliktelik, darbe girişiminin başarısız olmasında kilit rol oynadı.
15 Temmuz gecesi, Türkiye’de demokrasinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. Milletvekillerinin canları pahasına Meclis’te kalması, milli iradeye olan inancın bir sembolü oldu. O gece, siyasi partiler arasındaki ayrılıklar bir kenara bırakıldı ve ortak düşmana karşı tek vücut olundu. TBMM’nin bombalanması, aslında demokrasinin kalbinin vurulmak istendiğini gösterdi. Ancak, milletvekilleri ve halkın direnişi bu oyunu bozdu.
Bu olay, sadece Türkiye için değil, dünya demokrasileri için de bir ders niteliği taşıyor. Parlamentoların, halk iradesinin temsilcisi olarak ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. 15 Temmuz’da millet meydanlarda, milletvekilleri Meclis’te milli iradeyi savundu. Bu duruş, gelecek nesillere aktarılacak bir kahramanlık hikâyesi olarak kalacak.