15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden Dr. Yunus Şahbaz, bu süre zarfında Türkiye’nin güvenlik anlayışında yaşanan köklü değişimi ve yeni vizyonu analiz etti. Darbe girişimi, Türkiye’nin iç tehdit algısını yeniden şekillendirirken, uluslararası alanda da savunma ve güvenlik politikalarında önemli dönüşümlere yol açtı.
Güvenlik yapılanmasında reformlar
Darbe girişiminin ardından Türkiye, askeri ve sivil güvenlik kurumlarında kapsamlı reformlar hayata geçirdi. FETÖ’nün devlet içindeki yapılanması temizlenirken, özellikle istihbarat ve polis teşkilatında yeniden yapılanma süreci başlatıldı. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın yetkileri genişletilirken, askeri okulların ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın statüsü değiştirildi. Bu reformlar, benzer tehditlerin tekrar yaşanmaması için caydırıcı bir mekanizma oluşturmayı hedefliyor.
Dış politikada yeni denklem
15 Temmuz, Türkiye’nin dış politikasında da kırılma noktası oldu. Batılı müttefiklerin darbe girişimine yönelik yavaş ve eleştirel tepkileri, Ankara’nın stratejik özerklik arayışını hızlandırdı. Türkiye, Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz’de daha bağımsız bir güvenlik politikası izlemeye başladı. S-400 hava savunma sistemi alımı ve yerli savunma sanayii hamleleri, bu yeni vizyonun somut yansımaları olarak öne çıkıyor.
Toplumsal hafıza ve demokrasi
Dr. Şahbaz’a göre, 15 Temmuz’un en önemli mirası, toplumsal direnç ve demokrasi bilincinin güçlenmesi oldu. Milletin sokaklara dökülerek darbeye karşı koyması, Türkiye’de sivil iradenin ne denli güçlü olduğunu gösterdi. Bu olay, demokrasi kültürünün pekişmesine katkı sağlarken, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları arasında darbe karşıtı ortak bir dil oluşmasını sağladı.
Bağımsız değerlendirme
10 yıllık süreç, Türkiye’nin güvenlik politikalarında devlet merkezli bir anlayıştan toplum destekli ve teknoloji odaklı bir vizyona geçişi temsil ediyor. Ancak bu dönüşümün kalıcı olabilmesi için hukukun üstünlüğü ve şeffaflık ilkelerinin de güçlendirilmesi gerekiyor. 15 Temmuz’un dersleri, sadece geçmişi anlamak için değil, gelecekteki olası tehditlere karşı daha dirençli bir sistem inşa etmek için de yol gösterici olmaya devam ediyor.