Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan 12’nci Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu. Torba yasa teklifinde hukuk mahkemelerinde iki duruşma arasındaki süreye üç ay sınırlandırması getirilmesi, DNA örneklerinin sonsuza dek arşivlerde saklanmaması gibi düzenlemeler yer alıyor. Teklifin, yargı sisteminde iş yükünü azaltması ve yargılamaların hızlanması hedefleniyor.
Duruşmalarda 3 Ay Şartı
Paketin en dikkat çeken maddelerinden biri, hukuk davalarında duruşma aralıklarına getirilen üst sınır. Mevcut uygulamada herhangi bir süre sınırı bulunmazken, yeni düzenleme ile hakimler iki duruşma arasını üç aydan fazla açamayacak. Bu, özellikle uzun süren tazminat, miras ve aile davalarında yargılamanın makul sürede tamamlanmasını amaçlıyor. Adalet Bakanlığı yetkilileri, bu değişiklikle birlikte yıllarca süren davaların önüne geçileceğini belirtiyor.
DNA Örneklerinin Saklanmasına Sınırlama
Bir diğer önemli düzenleme ise DNA örneklerine ilişkin. Suç soruşturmaları kapsamında alınan DNA örnekleri, bugüne kadar herhangi bir zaman sınırlaması olmaksızın arşivlerde saklanabiliyordu. Yeni paketle birlikte, bu örneklerin saklanma süresi, kişinin suç dosyasına bağlı olarak belirli bir süreyle sınırlandırılacak. Örneğin, beraat veya takipsizlik kararı verilen kişilerin DNA örnekleri belirlenen süre sonunda imha edilecek. Bu adım, kişisel verilerin korunması ve masumiyet karinesi açısından önemli bir yenilik olarak değerlendiriliyor.
Yargılamada Hız ve Verimlilik
Pakette ayrıca istinaf mahkemelerinin iş yükünü hafifletecek düzenlemeler de bulunuyor. Bazı dosya türlerinde istinaf incelemesinin kapsamı daraltılırken, basit yargılama usulünün uygulama alanı genişletiliyor. Adalet Bakanlığı, bu değişikliklerle birlikte yargılamaların ortalama süresinin yüzde 30 oranında düşmesini bekliyor. Teklifin, TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülmesinin ardından Genel Kurul’a sunulması planlanıyor.
Muhalefet ve Sivil Toplumdan Tepkiler
Muhalefet partileri, paketin yargı bağımsızlığına gölge düşürebilecek maddeler içerdiğini savunuyor. Özellikle istinaf sınırlamasının, hatalı kararların düzeltilmesini zorlaştıracağı belirtiliyor. Sivil toplum kuruluşları ise DNA düzenlemesini olumlu karşılarken, uygulamanın denetimine dair somut mekanizmalar talep ediyor. Paketin, önümüzdeki haftalarda Meclis’ten geçmesi bekleniyor.
12. Yargı Paketi, yargı reformu vaatleriyle iktidara gelen hükümetin, yargı alanında attığı en kapsamlı adımlardan biri olarak görülüyor. Ancak paketin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ve uluslararası standartlarla uyumu da ayrı bir tartışma konusu. Uzmanlar, düzenlemelerin yalnızca hız değil, aynı zamanda adalet kalitesini de artıracak şekilde tasarlanması gerektiğini vurguluyor.