Türkiye demokrasi tarihinin en karanlık günlerinden biri olan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren liderliğindeki Milli Güvenlik Konseyi, 12 Eylül 1980 sabahı saat 04.00'te radyo ve televizyondan yayımlanan bildiriyle yönetime el koyduğunu duyurdu. Darbe, 27 Mayıs 1960 ve 12 Mart 1971 müdahalelerinin ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşen üçüncü askeri müdahale oldu. Darbe sonrasında TBMM feshedildi, siyasi partiler kapatıldı, yüz binlerce kişi gözaltına alındı ve onlarca kişi idam edildi.
Darbenin Ardından Yaşananlar
12 Eylül 1980 sabahı saat 04.00'te TRT ekranlarından okunan bildiriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi ve hükümet görevden alındı. Tüm siyasi partilerin faaliyetleri durduruldu; CHP, Adalet Partisi, Millî Selamet Partisi ve MHP dahil olmak üzere birçok parti kapatıldı. Darbe yönetimi, 1982 yılında hazırlanan anayasayı halk oylamasına sundu ve yüzde 91,37 evet oyuyla kabul edilmesini sağladı. Ancak bu anayasa, getirdiği vesayet sistemi nedeniyle yıllarca tartışma konusu oldu.
Darbe döneminde 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi askeri mahkemelerde yargılandı, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı, 30 bin kişi yurt dışına kaçmak zorunda kaldı. 300'den fazla kişi işkence altında yaşamını yitirdi. 50 kişi idam edildi; bunlar arasında 17 yaşındaki Erdal Eren de vardı. Eren, 1980'de bir askeri erin öldürülmesi suçlamasıyla yargılanmış ve 13 Aralık 1980'de idam edilmişti. Darbe yönetimi ayrıca 14 bin kişiyi vatandaşlıktan çıkardı, 30 bin kişiyi pasaport vererek yurt dışına çıkardı ve 300 bin kişiyi fişledi.
Hesap Sorma Girişimleri ve Toplumsal Hafıza
12 Eylül darbesi, 1987 yılında yapılan referandumla darbecilerin siyasi yasaklarının kaldırılmasıyla gündemden düşmedi. 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği referandumuyla darbecilerin yargılanmasının önü açıldı. 2012 yılında Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan dava, 2014 yılında zamanaşımı nedeniyle düşürüldü. Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, 2014 yılında müebbet hapis cezasına çarptırıldı ancak karar Yargıtay tarafından bozuldu. 2015 yılında Evren ve Şahinkaya hayatını kaybetti.
Darbe mağdurları ve sivil toplum kuruluşları, 12 Eylül'ün hesabının tam olarak sorulmadığını savunuyor. Her yıl 12 Eylül'de düzenlenen anma etkinliklerinde, darbenin yol açtığı acılar ve demokrasiye verdiği zarar dile getiriliyor. 12 Eylül, Türkiye'de askeri vesayetin en somut örneklerinden biri olarak kabul ediliyor ve demokrasi mücadelesinin simgesi haline geldi.
Bugün 12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 46 yıl geçmiş olsa da, darbe döneminde yaşanan hak ihlalleri, işkenceler ve idamlar hâlâ hafızalardaki tazeliğini koruyor. Türkiye'nin demokrasi yolculuğunda kara bir leke olarak anılan 12 Eylül, askeri müdahalelerin ülkeye neler kaybettirdiğinin acı bir göstergesi olarak tarihteki yerini aldı.