Antalya'da yaşayan emlakçı Ali Süslü, adeta bir kabus yaşadı. 46 yaşındaki Süslü, aranan bir hükümlü ile yalnızca isim ve doğum yeri aynı olduğu için gözaltına alındı ve 10 gün boyunca cezaevinde tutuldu. Ferhan Şensoy'un unutulmaz filmi 'Pardon'da işlenen bu yanlışlık, gerçek hayatta Antalya'da yaşandı. Süslü'nün on günlük cezaevi macerası, cezaevi psikoloğunun dikkati sayesinde sona erdi; ancak yaşananlar, adalet sistemindeki ciddi bir açığı gözler önüne serdi.
Yanlışlık Nasıl Başladı?
Ali Süslü, polis tarafından evinde gözaltına alındığında ne olduğunu anlamadı. Kendisine, hakkında yakalama kararı bulunan bir hükümlü ile aynı isim ve doğum yerine sahip olduğu söylendi. Süslü'nün TC kimlik numaralarının tamamen farklı olmasına rağmen, gözaltı süreci başladı. Polis merkezindeki işlemlerinin ardından savcılık tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yaşadığı şoku atlatamayan Süslü, 'Kendimi bir anda cezaevinin içinde buldum. Ne olduğunu anlamadan uyumuşum' dedi.
Psikoloğun Dikkati Yanlışlığı Ortaya Çıkardı
Süslü'nün cezaevindeki ilk günlerinde kimlik kontrolü yapılmadığı ve dosyaların karıştığı ortaya çıktı. Ancak cezaevi psikoloğu, Süslü'nün ifadelerindeki tutarsızlıklar ve kimlik bilgilerindeki farklılıklar üzerine durunca durum fark edildi. Psikolog, yaptığı görüşmede Süslü'nün TC kimlik numarasının aranan kişiden farklı olduğunu tespit etti ve bu durumu yetkililere bildirdi. Bunun üzerine yapılan ayrıntılı inceleme sonucunda yanlışlık anlaşıldı ve Süslü, 10. günde serbest bırakıldı. Emlakçı, 'On gün boyunca ne olduğumu bilmeden yaşadım. Psikoloğun dikkati sayesinde kurtuldum' ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanlığı'ndan Açıklama
Yaşanan olayın ardından Adalet Bakanlığı, kimlik tespiti süreçlerindeki eksikliklerle ilgili inceleme başlattı. Bakanlık yetkilileri, benzer hataların yaşanmaması için parmak izi ve fotoğraf karşılaştırması gibi biyometrik doğrulama sistemlerinin daha etkin kullanılması gerektiğini belirtti. Hukukçular ise, bu tür hataların sadece isim benzerliği nedeniyle değil, sistemdeki bilgi paylaşım eksikliklerinden kaynaklandığını vurguluyor.
Ferhan Şensoy'un 'Pardon' Filmiyle Benzerlik
Ali Süslü'nün yaşadıkları, Ferhan Şensoy'un 2005 yılında yazıp yönettiği 'Pardon' filmini akıllara getirdi. Filmde, darbe döneminde gazete ilanına başvuran üç kişi, yanlışlıkla askeri cezaevine gönderiliyor ve komik ama acı bir şekilde olaylar gelişiyordu. Süslü'nün başına gelenler ise filmdeki kurgudan çok daha trajik. Emlakçı, 'Filmde güldük ama gerçeği çok farklı. Orada 10 gün kalmak insanın hayatını karartıyor' dedi.
Yetkililer Ne Diyor?
Konuyla ilgili gazetecilere açıklama yapan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın üzücü bir yanlışlıktan kaynaklandığını ve gerekli düzenlemelerin yapılacağını belirtti. Süslü'nün avukatı ise, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için hukuki süreç başlattıklarını ve tazminat davası açacaklarını söyledi. Emlakçının psikolojisinin bozulduğunu ve tedavisinin devam ettiğini aktardı.
Yanlışlık Türkiye'de İlk Değil
Bu tür kimlik yanlışlıkları Türkiye'de zaman zaman gündeme geliyor. 2019'da İzmir'de aynı isimli bir vatandaşın 2 yıl cezaevinde kaldığı, 2021'de ise İstanbul'da sahte kimlik kullanan bir kişinin karıştığı bir olay sonucu masum bir vatandaşın gözaltına alındığı haberleri basına yansımıştı. Uzmanlar, bu durumun temelinde nüfus kayıt sistemindeki veri eşleştirme hataları ve adliye ile emniyet arasındaki iletişim kopukluklarının yattığını belirtiyor. Özellikle aynı isim ve doğum tarihine sahip kişilerin dosyalarının karışmaması için daha sıkı denetim mekanizmaları kurulması gerektiği ifade ediliyor.
Ali Süslü'nün yaşadığı bu acı deneyim, bireysel bir hata olmanın ötesinde, sistemik bir sorunu gözler önüne seriyor. Cezaevinde geçen 10 gün, sadece bir kişinin hayatını altüst etmekle kalmadı, aynı zamanda adalet ve hukuk mekanizmasının ne kadar kırılgan olabileceğini gösterdi. Bu tür yanlışlıkların önlenmesi için biyometrik verilerin kullanımı artırılmalı ve tüm adli süreçlerde kimlik doğrulama zorunlu hale getirilmelidir. Masum insanların cezaevlerinde geçirdiği her gün, adalete olan güveni zedeliyor. Umarız bu yaşananlar, yetkililer için bir ders olur ve benzer olayların önüne geçilebilir.